Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulmasının ardından geçici Devlet Başkanı olarak görevlendirilen Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümetine işbirliği çağrısında bulundu. Rodriguez, ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabı üzerinden dünyaya ve ABD’ye yönelik bir mesaj yayımladı.
HALKLARIMIZ VE BÖLGEMİZ SAVAŞ DEĞİL BARIŞ VE DİYALOGU HAK EDİYOR
Dış tehditlerden arındırılmış, karşılıklı saygı ve uluslararası işbirliğine dayalı bir ortamda yaşamayı arzuladıklarını vurgulayan Rodriguez, barış içinde bir arada yaşama taahhüdünü yineledi. Venezuela ile bölgedeki diğer ülkeler arasında dengeli ve saygılı ilişkiler kurulmasına öncelik verdiklerini belirten Rodriguez, ABD hükümetini işbirliğine davet etti. Rodriguez, uluslararası hukuk çerçevesinde ortak kalkınmaya dayalı ve birlikte yaşamı güçlendirmeyi amaçlayan bir yaklaşım talep etti. “Başkan Donald Trump, halklarımız ve bölgemiz savaş değil, barış ve diyalogu hak ediyor” ifadesini kullanan Rodriguez, Maduro’nun bu mesajı her zaman dile getirdiğini ve artık bunun tüm Venezuela’nın ortak mesajı olduğunu kaydetti.
Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi (TSJ), Maduro’nun kaçırılmasının ardından Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez’in ülkenin geçici Devlet Başkanı olarak görevi üstlenmesine karar vermişti. Süreç, Venezuela’nın başkenti Karakas’ta 3 Ocak tarihinde yerel saatle 02.00 sularında duyulan patlama ve uçak sesleriyle başladı. Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı. ABD Başkanı Donald Trump, Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurdu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Bondi, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini belirtti. Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunurken, bazı ülkeler saldırıyı eleştirdi, bazıları ise açıklamalarıyla ABD’ye destek verdi.