Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te New York Times (NYT) gazetesine verdiği kapsamlı röportajda, küresel siyasetten ekonomiye kadar birçok kritik başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Trump, ABD’nin uluslararası arenadaki yetkilerinin sınırının yalnızca kendi ahlakı ve kendi aklı olduğunu vurgulayarak, uluslararası hukuka ihtiyaç duymadığını kaydetti.
Küresel ölçekteki yetkilerinin herhangi bir yasal sınırlamaya tabi olup olmadığı yönündeki soruya yanıt veren Trump, kendisini durdurabilecek tek gücün kendi vicdanı ve düşünceleri olduğunu söyledi. “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” ifadesini kullanan Trump, temel amacının diğer toplumlara veya ülkelere zarar vermek olmadığını ancak bu kurallara uyup uymama kararının, hukukun nasıl tanımlandığına bağlı olarak değişeceğini ifade etti. Kendi yönetiminin genel olarak uluslararası hukuka riayet edeceğini belirten Trump, buna rağmen ABD’nin çıkarlarını kısıtlayan hukuki durumlarda nihai karar vericinin kendisi olacağını vurguladı.
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşa dair de görüşlerini paylaşan Trump, Avrupa’nın güvenliği ile Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) yapısına olan bağlılığını dile getirdi. Kendi başkanlığı döneminde üye ülkelerin savunma harcamalarını artırmasını sağladığını savunan Trump, “Ben olmasaydım Rusya, şu anda Ukrayna’nın tamamına sahip olurdu” şeklinde konuştu.
Venezuela’daki siyasi duruma ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik askeri operasyon kararına değinen Trump, Maduro’nun Caracas’taki evinden alınmasını savundu. Venezuela yönetiminin ABD’ye çok sayıda suçlu ve yüklü miktarda uyuşturucu madde gönderdiğini söyleyen Trump, bu ülkedeki nüfuzlarının uzun yıllar devam edebileceğini belirtti. Bölgedeki askeri veya siyasi varlıklarının süresine ilişkin net bir takvim vermekten kaçınan Trump, bu durumun zamanla netleşeceğini ifade etti.
Çin ve Tayvan arasındaki gerilimi Venezuela örneğiyle kıyaslayan Trump, iki durumun birbirinden tamamen farklı olduğunu kaydetti. Venezuela’nın ABD için gerçek bir tehdit oluşturduğunu ancak Tayvan’dan Çin’e yönelik bir uyuşturucu veya suçlu akışı bulunmadığını belirtti. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Tayvan’a yönelik bir müdahalede bulunmasını beklemediğini söyleyen Trump, böyle bir adımın atılmamasını umduğunu dile getirdi. Son olarak Grönland konusundaki stratejik niyetini de yineleyen Trump, “Grönland’e sahip olmak çok önemli” diyerek bölgenin ABD için taşıdığı önemi vurguladı.