Aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi ünlü futbolcuların da bulunduğu çok sayıda kişiyi dolandırdığı gerekçesiyle yargılanan Seçil Erzan hakkındaki hükmün detayları netleşti. T24’ten Can Öztürk’,n haberine göre Mahkeme, Seçil Erzan’ın mağdurlardan para toplarken bankayı kurumsal bir araç olarak kullanmadığını, paraların banka sistemine girmediğini ve bu nedenle suçun “zimmet” değil “zincirleme dolandırıcılık” kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Gerekçeli kararda ayrıca, Denizbank yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun beraat gerekçelerine ve Fatih Terim ile ilgili verilen hükmün nedenlerine yer verildi.
Banka araç olarak kullanılmadı
Mahkemenin gerekçeli kararında, Seçil Erzan’ın bankanın bir faaliyeti kapsamında kurumu temsilen hareket etmediği belirtildi. Suçun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığına dikkat çekilen kararda, Erzan’ın sadece banka müdürü sıfatını taşımasının, kurumun dolandırıcılık suçunda araç olarak kullanıldığını göstermeyeceği ifade edildi. Paraların elden alınması ve banka kayıtlarına girmemesi nedeniyle eylemin “bankacılık zimmeti” suçunu oluşturmadığı, mağdurların imzası alınarak yapılan işlemlerin zincirleme dolandırıcılık olduğu kaydedildi.
Arda Turan parasını isteyince annesini bahane etmiş
Kararda, Arda Turan’ın yaşadığı mağduriyet detaylandırıldı. Seçil Erzan’ın, Arda Turan’ı yüksek getirili bir fon olduğuna ikna ederek toplamda 13 milyon 900 bin dolar elden para aldığı, bunun sadece 6 milyon 400 bin dolarını geri ödediği belirtildi. Arda Turan’ın paranın akıbetini sorduğu zamanlarda ise Erzan’ın annesinin hastalığını ve sağlık durumunu bahane ederek ödeme yapmaktan kaçındığı ifade edildi. Mahkeme, Erzan’ın soruşturma aşamasındaki çelişkili ifadelerine itibar edilmediğini vurguladı.
Muslera’yı ikna sürecinde tercüman kullanıldı
Fernando Muslera ile ilgili bölümde ise Seçil Erzan’ın, tercüman Musa Mert Çetin aracılığıyla Muslera’yı ikna ettiği anlatıldı. Erzan’ın, banka yöneticilerinin başında olduğu kurumsal bir fon vaadiyle Muslera’dan 1 milyon 200 bin dolar aldığı, bunun 700 bin dolarını geri ödediği belirtildi. Muslera’ya güven vermek adına Denizbank kaşeli ve ıslak imzalı sahte belgeler düzenlendiği, Musa Mert Çetin’in de bu süreçte etkin rol oynadığı kararda yer aldı.
Buse Terim’e yönelik suçun vasfı dolandırıcılık
Fatih Terim’in kızı Buse Terim yönünden yapılan değerlendirmede, Erzan’ın kastının doğrudan dolandırıcılık olduğu belirtildi. Buse Terim’in, kuzeni Terim Arıcan aracılığıyla 190 bin doları Seçil Erzan’a teslim ettiği, Erzan’ın bu parayı fon vaadiyle aldığı ancak geri ödemediği ifade edildi. Sanığın bu eylemi nedeniyle takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırıldığı açıklandı.
Fatih Terim kararının gerekçesi: Güveni kötüye kullanma
Mahkeme, Fatih Terim yönünden Seçil Erzan’ın eylemini “dolandırıcılık” değil, “güveni kötüye kullanma” olarak nitelendirdi. Fatih Terim’in, Seçil Erzan’a fon için değil, bankacılık işlemlerini takip etmesi için güvendiği ve işlemlerin bu güven ilişkisine dayalı yapıldığı belirtildi. Terim’in banka şubesine gitmediği, nakit ihtiyaçlarının kendisine ulaştırıldığı ve Erzan’ın bu süreçte güveni suistimal ettiği gerekçesiyle cezanın TCK 155/1 maddesi uyarınca verildiği kaydedildi.
Banka yöneticileri delil yetersizliğinden beraat etti
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Aydoğdu hakkında verilen beraat kararının gerekçesi de açıklandı. Kararda, Seçil Erzan’ın ifadelerinde bu isimler tarafından azmettirildiğine dair bir beyanının bulunmadığı, MASAK raporlarında suça konu paraların bu yöneticilerle bağlantılı hesaplara aktarıldığına dair delil elde edilemediği belirtildi. Aydoğdu’nun Arda Turan ile yaptığı görüşmenin ise görevi gereği hayatın olağan akışına uygun olduğu ifade edildi.