Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İller Bankası’nın Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediyelere yönelik tutumunu eleştiren Mutlu, kurumun kredi taleplerine olumsuz yanıt verdiğini ifade etti. Mutlu, belediyelerin normal şartlarda yüzde 28 faizle İller Bankası’ndan alabileceği kredilere erişemediği için özel bankalardan yüzde 52-53 oranındaki faizlerle kaynak bulmaya çalıştığını kaydetti. Özel sektör bankalarının da SGK ve vergi borcu olan belediyelere kredi verme konusunda çekimser davrandığını vurgulayan Mutlu, belediyelerin ekonomik bir darboğaza sürüklendiğini söyledi.
Çınarlı Mutlu, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların sorulması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
“İstanbul’u alan ülkeyi alır iddiasını taşıyan bir parti ve büyükşehirlerin neredeyse yüzde 60’ını CHP’nin almasıyla birlikte iktidarının elinden kaydığını, gittiğini gördü diye düşünüyorum ve bununla birlikte dönüp bu yerel yönetimleri bu dönemde başarısız kılmak, iş yapamaz hale getirmek, bunun genel seçime de yansımasını izlemek için bu kadar baskı yapıyorlar. Gerçekten yerel yönetimlerin üzerinde hem siyasi baskı var hem ekonomik baskı var. Çünkü yerelden yaşanacak bir başarı hikayesi Türkiye’de bizi çok daha rahat bir şekilde CHP olarak iktidara taşıyacak. Bunu hepsi görüyor. Genel Başkanımızın söylediği gibi anketlerde bir anda belediyelerin beğenisinin yüzde 60’lara çıkmasının ve tüm bunların iktidarın hoşuna gitmediğini, onları endişeye sevk ettiğini düşünüyorum. Ve bu bize dönüp baskı olarak geldi.
“İller Bankası’ndan yüzde 40 kesintiyle darboğaza girdik”
Belediyelerde personel sayıları fazla ama bu bizim yarattığımız bir şey değil, geçmişten gelen fazla personel var. O da neden? Bugüne kadar SGK’yı ve muhtasar vergisini siz her ay düzenli ödemek zorunluluğu getirmediğinizde gelen personelin yükünü çok kamu anlayamıyor. Memurlarda bir norm kadro var ama SGK’lı işçilerde yok. Fakat siz birdenbire, bir yıl önce, bir günde ‘Ben bundan sonra SGK borçlarını kaynağında keseceğim, İller Bankası’ndan keserek parayı göndereceğim’ dediğinizde bu çok büyük bir şok bütün belediyelere, yaşanan o oldu aslında. Biz bir yıl önce İller Bankası’ndan her ay belli bir para alırken ve ne kadar alacağımızı bilirken bir anda bunun yüzde 40 kesilmesiyle gerçekten darboğaza girdik. Bütün belediyeler girdi. Sonra hacizler başladı. SGK’nın hacizleri, bloke koydular hesaplara. Bir yıldır yaşanan özellikle büyük ekonomik darboğaz tamamen bu kamuya olan borcunun çok yüksek faizler işletilmesi bir yandan, bir yandan da bloke edilerek ya da kaynağında kesilerek ödeneklerin kısıtlanması…
Ama mazeret üretmemek zorundayız. Çünkü sonuçta ‘Bizim kaynaklarımız kesiliyor’ diye bunu anlatacağız ama biz iş yapmak zorundayız. Çünkü özellikle yerelde gündelik hayatı hiçbir şekilde sekteye uğratmamanız gerekiyor. O çöpü toplamanız gerekiyor, o çukuru bir an önce kapatmanız gerekiyor. Vatandaşa dönüp de temel belediyecilik hizmetini ‘Yapmıyoruz, çünkü param yok’ mazereti sunmuyoruz. Ben kendi adıma söyleyeyim, sadece anlatıyoruz. ‘Kaynağımız kesildi, zora düşüyoruz’ diyoruz ama tabii ki hizmete devam. Geri adım atmak yok.”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir’i alamaz”
Çınarlı Mutlu, bir soru üzerine, “Uzun yıllardır İzmir’i istiyor Cumhurbaşkanı. İzmir’e muhtelif benzetmeler de yapmıştı geçmişte. İzmir’i almak artık onun için herhalde bir simge. Sonuçta Türkiye’yi yönetiyorsunuz, rejimi neredeyse değiştirdiniz ama hala İzmir’i alamıyorsunuz. İzmir’e olan özel ilginin nedeni bu diye düşünüyorum. İzmir de direniyor. Özellikle İzmirli kadınlar bu direnci başını çekiyor. O yüzden bu dönem bu sekiz kadın belediye başkanlığını çok önemsiyorum. İzmir’in bu sekülerliği, bu direncinin asıl başını çeken kadınlar. Bırakmayan, sokaklarda duran, her kadın eyleminde alanları dolduran, gaza da hiçbir şeye de teslim olmayan, direnen çok güçlü bir kadın hareketi var İzmir’de. Yaşam biçimine sahip çıkan bir İzmirli var. O yüzden yine alamaz” dedi.
“İller Bankası’ndan kredi alamıyoruz”
Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle ‘Sizi silkelemeye’ başladıkları süreçte ilave başlıklar hangileri geldi?” ve “İller Bankası’ndan kredi alırken zorlanıyor musunuz?” sorularına şu yanıtı verdi:
“İller Bankası’ndan kredi alamıyoruz. Aslında bütünşehir yasasında her şey değişti. Bu tek adam rejiminin yerel yönetimlere yansıması oldu, bütünşehir yasasıyla birlikte ekonomik olarak büyükşehir belediyeleri güçlendirildi ve o zaman ilçe belediyeleri neredeyse birer müdürlük konumuna düşürüldü. Bütçesi sadece personele ve temel belediyecilik hizmetlerine ancak yeter hale geldi. Onu bilerek aday olduk tabii. O bütünşehir yasasının ilçe belediyelere biçtiği rolü bilerek aday olduk. Burada yaşanan SGK ve muhtasarın her ay anında ödenme zorunluluğu.
Diyeceksiniz ki ‘Bu zaten böyle olmak zorunda, niye size sürpriz oldu?’ Ama böyle değildi yıllardır. Mesela 7-8 aydır 31’inde tahakkuk ediyor bizim vergimiz, 10’unda İller Bankası’ndan o vergi kesilerek geliyor. Hiçbir şekilde kamu sizin artık vergi borcu yapmanıza da izin vermiyor. Dolayısıyla en büyük kesinti bu SGK’da ve vergide oldu. ‘Tasarruf genelgesi.’ Şu an dergi, kitap herhangi bir şey basmanız dahi yasak. Bir çöp arabası alacağınız zaman bile bakanlıktan izin almanız gerekiyor. Önce listenizi gönderiyorsunuz kiralama ya da satın almada. O olur verirse meclisinizden karar alıp satın alabilirsiniz. Her şeyiyle dünyada yerel yönetimlerin özerkliğin şartları varken bizimki tamamen en ufak bir şeyde bile izin alan bir formata dönüştü.”
“İller Bankası CHP’li belediyelere kredi vermiyor”
Çınarlı Mutlu, “Bekleme süreleriniz ne kadar?” sorusuna da şöyle yanıt verdi:
“Çok beklemiyoruz. Biz çok beklemedik. İller Bankası’ndan da kredi alamadık. Biz geçen sene bu emeklilik yasasının değişikliğiyle o katsayıların, çok sayıda personelimiz emekli olmak istedi. 100-150 kişi. Bu da bize çok ciddi bir tazminat yükü doğurdu. Hemen İller Bankası’na gittik. Yüzde 28 faizle kredi alabiliyorsunuz İller Bankası’ndan. Ama İller Bankası CHP’li belediyelere kredi vermiyor. Onu alamadığımız için çıktık piyasadan yüzde 52 ile yüzde 53 ile kredi çektik. Biz alamıyoruz hiçbir şekilde. Ne alabildik? Çok gittik geldik, teminat mektubu alabildik İller Bankası’ndan. Ama bizim hakkımız oradan yüzde 28 ile kredi almamız gerekiyor bizim üç yıllık. Ama şu an belediyeler tamamen özel sektörde. Bir de özel sektörde de sadece bir ya da iki banka artık belediyelere kredi veriyor. Çoğu SGK borcun varsa vermiyor, vergi borcun varsa vermiyor. ‘Kredi alsın belediyeler’ deniyor ya o krediyi bile almak artık çok zor.”
Konak Belediye Başkanı Çınarlı Mutlu, “Peki, kredi bulmak için başka ne yapıyorsunuz? Örneğin yurt dışıyla bir temasınız mı bu konuda?” sorusunu da “İlçe belediyelerinin yurt dışı kredi kullanması çok rastlanan bir örnek değil. Daha çok onlar büyükşehir belediyeleriyle çalışıyorlar. Çünkü o verilen kredi notları hep büyükşehiri kapsıyor. Büyükşehirler alabiliyor onu. Biz anca düşük bütçeli Avrupa Birliği projeleri ya da bir takım fonlar, hibeler anca daha küçük destekli işlerde olabiliyoruz. Ama öyle büyük yatırım kredileri yok ilçelere verilen” diye yanıtladı.
“Onları yerinde tutarak dönüştürmeye hedefliyoruz”
Mutlu, Konak’ın kamuoyu tarafından “Roman Mahallesi” olarak bilinen Tepecik Mahallesi’ndeki projelerin sorulması üzerine de şu yanıtı verdi:
“Konak aslında çok farklı demografisi olan bir yer. Bu özellikle düzensiz göçün ya da iç göçün ilk uğrak yeri Konak. Ve bunların bir kısmının yerleşik olduğu, 70 bin Roma’nın yaşadığı, diğer hem ülke içinden gelen hem dışarıdan Afrikalıların, Suriye’den gelenlerin olduğu, gettolaşmaların olduğu bir ilçe. Tabii ki soyutlaştırmaya karşıyız. Yerinde dönüşüm olmalı. İnsanlar bu kent merkezini terk etmek istemiyorlar. O güney mahallesinde ya da Tepecik’teki konu da o. İlk başta bizim dönüşüm planlarımıza çok direndiler. Çünkü orada onların gönderileceğini ve bir sonraki onların yaşadığı, gettolaştığı yer, dolaştığı yer Torbalı. Torbalı da şehrin merkezine çok uzak. Yaptıkları işleri yapmak için çok ciddi bir ulaşım bedeli ödemeleri gerekiyor. Onun getirdiği bir tepki vardı. Onu anlattık. Umuyorum başarılı olacağız oradaki dönüşümde. Yine onları yerinde tutarak dönüştürmeye hedefliyoruz.
Tapu tahsisleri büyük oranda yapıldı. Artık imar durumu verip inşaata başlanacak hale geldi. Hatta biz geçen mecliste de sunum yaptık. Konak’ta 4-5 ayrı yeri seçtik. Onlarla ilgili çalışmayı bitirdik. Geldik Ticaret Odası’ndaki müteahhitlere sunum yaptık. İzmir’de yatırım yapan büyük firmaları çağırdık. ‘Gelin ve bu bölgelere girin’ diye. Ankara’daki TOKİ müteahhitlerine de ulaştık. Bir an önce dönüşümün yapılmasını istiyoruz çünkü. Şimdi ilgilenenler var. Özellikle Güney Mahallesi’nde üç boyuta kaldırdık mahalleyi, nasıl bir şey yapacağımızı halkı ikna etmek için gösterdik. Artık yatırımcı bekliyoruz.”
“Dönüşümde sosyal konut yaratıp çözüme ulaştırabilir miyiz diye çalışıyoruz”
Mutlu, “Orada yaşayan yurttaşların mağdur olmaması için nasıl düşünmüşsünüz? Ne yapacaksınız?” sorusuna da “Mal sahiplerinin işi biraz daha kolay. Sonuçta orada onlara konut verilecek. Kiracılar her zaman bu dönüşümden en çok etkilenen oluyor. Onu nasıl çözeriz diye ona bakıyoruz. Orada da yatırımcılarla görüşmemiz devam ediyor. Belediyenin elinde o kadar arazi yok. Ortaklık paylarından alabildiklerimiz var mı diye bakıyoruz. Gültepe’de belediyenin çıtak arazileri diye bir araziler vardı. Belediye almış, tapu devri yapıyordu vatandaşlara. Biz geldik onu durdurduk. Satmıyoruz kimseye. Dönüşümde sosyal konut yaratıp çözüme ulaştırabilir miyiz diye çalışıyoruz” yanıtını verdi.
“200 tane metruk bina yıktık, daha bin tane vardır”
Çınarlı Mutlu, ilçedeki sosyal konut ihtiyacının ne kadar olduğu ve kaçını yapabilme olanağı bulunduğu sorusu üzerine, “Çok fazla yok açıkçası. Büyükşehirle de konuşuyoruz bu dönüşümü. Yapabilirsek, bunu başarabilirsek, böyle imar transferleriyle ortamı rahatlatıp, biraz sosyal konut yaratıp, belki daha çeperde, daha farklı bir yerde yaşamayı kabul edenleri de oraya almak gibi büyükşehirin bir projesi var. Biz geldiğimizden beri metruk bina yıkıyoruz. 200 tane yıktık. Daha herhalde bin tane vardır. Konak’ta terk edilmiş çok bina var” diye yanıtladı.
Başkan Mutlu, bir soru üzerine, “Çok güzel bir projemiz var. Konak Belediyesi Eşrefpaşa’da, Güneşli Vadisi’nde jandarmanın kullandığı bir bina adasını, bir kampüsü satın alıyor, tamamen kültürel fonksiyonlarda kullanmak için. Biz de geldik, katılımcı bir halk toplantısı yaptık, burada neler olsun diye. Vatandaşın taleplerini aldık. Örnek olabilecek, ödül alabilecek kadar iyi tasarımda bir bina yapmak istiyoruz. Ama tabii binanın maliyeti çok yüksek. Böyle çok istediğimiz projeler var ama bütçeye takıldıklarımız da var” dedi.
“Gençlik merkezimize Ferdi Zeyrek’in adını vereceğiz”
İlçede şu an spor alanları yaptıklarını aktaran Mutlu, şöyle devam etti:
“Düzenleme ortaklık paylarından yeni kent merkezinde bizde kalan alanlar var. O yüksek yapıları yapan firmalarla görüştük. Çünkü tam onların ortasında. Onlar bize oraları spor alanına dönüştürüyor. Yeni nesil padel oynuyor gençler. Tenis kortları, padel, voleybol sahaları, halı sahalar, şu an devam eden spor alanlarımız var. Bunlar bittiğinde Konak’ın ciddi bir şekilde spor alanına ihtiyacı çözülecek. Sonra bizden önce hiç yüksek yapıların satış ofisleri istenmemiş. Hep ‘İşiniz bitince yıkın’ denilmiş. Oysa o kadar güzel binalar ki satış ofisleri. Şimdi hepsini Konak Belediyesi’ne devrini yaptırıyoruz. Oralarda da bir tanesini de hemen nisan ayı gibi gençlik merkezi olarak açacağız, oraya Ferdi Zeyrek’in adını vereceğiz. Diğerlerinde de kütüphane, çalışma alanları gibi gençler için mekanlarımız açılacak.
Tabii Konak’ın en büyük sorunu kentsel dönüşüm, ikincisi de çok eskiyen yolları, kaldırımları. Biraz o eski yüzünü düzeltmek için çalışacağız. Tarihi Kemeraltı’nda bin 700 tane tescilli bina var, işte bunların restorasyonu. Biz Avrupa Birliği’ne hiçbir zaman giremediğimiz için oradaki o fonlardan aktif yararlanamadığımızdan ayağa kaldırmak çok uzun zaman alıyor. Tekil tekil çok zor ilerliyor. Bunları nasıl hızlandırabiliriz, neler yapabiliriz diye bir yandan büyükşehirle de görüşüyoruz.”
“Transfer olmaya kalkmak hiç affedilir bir şey değil”
Çınarlı Mutlu, CHP’den AK Parti’ye transferlere ilişkin de şu yanıtı verdi:
“Ben çok kızıyorum transfer olanlara. Bu yola girdin artık, bu partide kalacaksın. Bunun için halk sana oyunu verdi. Çok istiyorsan bir sonraki seçimde git o partiden aday ol. Ama siyasi etik açısından kabul edilebilir gibi değil. Çünkü sen bir partiyle seçiliyorsun, bağımsız seçilmiyorsun ki. Bağımsızsan istediğin yere yine gidebilirsin. Senin Nilüfer olarak oyun kaç, CHP’deki Nilüfer olarak oyun kaç? Bunu böyle görmezden gelip kendini her şeyin üzerinde görüp böyle transfer olmaya kalkmak hiç affedilir bir şey değil.”
“‘Bize geçsen başımızın üstünde taşırız’ muhabbetini çok yapıyorlar ama bana teklif gelmez”
Mutlu, kendisine tranfer olması için teklif gelip gelmediğinin sorulması üzerine de şu yanıtı verdi:
“AKP’li Meclis üyeleri İzmir’de, Konak’ta beni çok seviyorlar. Meclis toplantısı dahil çok övgülerle bitiyor. Eleştirdiklerinde gelip konuşuyorlar. Söyledikleri şu, o partiye, maalesef AKP’ye geçildiğinde bütün dertleri bitiyor belediyelerin. Bu işte asıl bence oraya buraya geçme değil de neden bu eşitsizlik, var bu konuşulmalı. Niye Özlem Hanım AKP’ye geçtiği gün İller Bankası’ndan o kadar ciddi bir destek aldı? Onu ödemek istemeyen İller Bankası müdürü görevden alındı? Ona o parayı verecek olan müdür geldi, araçlar… Bu eşitsizlik bence ülkenin en büyük problemi şu anda. Bir kısmı buna sığınıyor olabilir ‘Vatandaşa hizmet etmek istiyorum, o yüzden geçtim’ de diyorlar. Bütün belediyeler eşit olmak zorunda. Belki bunun mücadelesini vermeliler ama CHP’den gitmelere kızıyoruz. Bana teklif gelmedi. Ama bizim meclis üyelerimiz ‘Senin kıymetini CHP’li meclis üyeleri bilmiyor. Sen bize geçsen başımızın üstünde taşırız, biz seni yaşatırız, Konak’ı yaşatırız’ muhabbetini çok yapıyorlar ama teklif gelmedi. Bana gelmez. ‘Çok kişi gelmek istiyor da biz herkesi kabul etmiyoruz’ havasındalar. Onları bu havaya sokan belediye başkanlarına da çok kızıyorum.”