TAKSAV tarafından düzenlenen “Erbil Tuşalp Gazetecilik Günleri-II” etkinliği, “İnsan hakları, demokrasi ve medya” başlığıyla yapıldı. Etkinlikte TAKSAV’ın kurucularından gazeteci, yazar Erbil Tuşalp adına düzenlenen Gazetecilik Ödülü’ne değer görülen Timur Soykan ödülünü aldı. Soykan, “Öğrendiğimiz bir gelenek var. Susmayacağız. Gazeteci dediğin gerçeği yazmaya devam edecek” diye konuştu.
İzmir Kültürpark’taki İzmir Sanat Merkezi’nde Toplumsal Araştırmalar, Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) tarafından düzenlenen “Erbil Tuşalp Gazetecilik Günleri-II” etkinliği, “İnsan hakları, demokrasi ve medya” başlığıyla bugün yapıldı. Etkinliğe İspanyol gazeteci Alfonso Armada Rodriguez konuşmacı olarak katılırken, panelde de Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Prof. Dr. Ülkü Doğanay, Timur Soykan, Dr. Merdan Yanardağ ile Doç. Dr. Didem Yılmaz basın özgürlüğü, demokrasi ve medya üzerine görüşlerini dile getirdi. Etkinliğe, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Özuslu da izleyici
TİMUR SOYKAN ÖDÜLÜNÜ ALDI
TAKSAV’ın 2020 yılında hayatını kaybeden Erbil Tuşalp adına düzenlediği Gazetecilik Ödülü’ne layık görülen Timur Soykan da etkinlik sonunda ödülünü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Özuslu’nun elinden aldı. Zafer Arapkirli, Ayşegül Aktürk, Prof Dr. Raşit Kaya, Prof Dr. L. Doğan Tılıç, Faruk Bildirici, Dilek Gappi, Turgay Olcayto, Gökhan Durmuş ve Can Güleryüzlü’den oluşan jürinin “BirGün gazetesinde yayımlanan titiz araştırma ve analiz yazılarını kitaplara dönüştürmesi, yükselen gazetecilik faaliyetleri” gibi gerekçelerle ödüle layık gördüğü Timur Soykan, paneldeki konuşmasında medya sektöründeki sıkıntıları anlattı.
TİMUR SOYKAN: “SUSMAYACAĞIZ”
Soykan ödülü aldıktan sonra duygularını ise ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Soykan şöyle konuştu:
“Erbil Tuşalp mesleğimizin çınarı. Hak haberciliğini, insan haklarına duyarlı olmayı, demokrasi kültürünü, gazetecinin demokrasi için çalışması gerektiğini Erbil hocamızdan öğrendik. Onun adına bir ödül almak benim için çok büyük bir onur. TAKSAV da benim için çok önemli. Üniversite hayatım boyunca etkinliklerine katıldığım, etkinliklerini organize ettiğim bir yer. TAKSAV ve Erbil Tuşalp bir arada benim için çok çok büyük bir onur oldu. Mesleğimizi yaptık. Erbil hocamız, Doğan Tılıç, Merdan Yanardağ, Namık Koçak. Onlardan öğrendiğimiz bir gelenek var. Susmayacağız. Gazeteci dediğin gerçeği yazmaya devam edecek. Meslek ahlakımız bunu gerektiriyor. Halka gerçekleri ulaştırmak. Ustalarımızdan öğrenmişiz. Bunu devam ettirmeye çalışıyoruz. Sadece ben değil, pek çok meslektaşım var. Çalışan, uğraşan, büyük emekler veren, riskler alan, tutuklanan ama sözünü sakınmayan. Gazetecilik böyle. Türkiye’nin de bu konuda sağlam bir geleneği var. Ben de onlardan biri olmaya çalışıyorum. ”