1. Haberler
  2. Türkiye Gündemi
  3. İklim İnkarcıları İklim Bilimine Saldırılarını Yoğunlaştırdı

İklim İnkarcıları İklim Bilimine Saldırılarını Yoğunlaştırdı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İklim Kanunu’nun TBMM’ye gelmesi iklim inkarcılarının iklim bilimine akıl almaz saldırılarını da ağırlaştırdı.

AK Parti milletvekillerinin imzasıyla hazırlanan İklim Kanunu Teklifi, 20 Şubat 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu. 24 Şubat’ta Çevre Komisyonu üyelerine dağıtılan teklif, 26 Şubat’ta komisyonda hızla görüşülerek onaylandı. Yasa teklinin yakın zamanda Genel Kurul’da ele alınması bekleniyor.

Meclise sunulan teklif birçok eleştiriye de neden oldu. Ekoloji Birliği ve İklim Adaleti Koalisyonu öncülüğünde bir araya gelen 100’den fazla ekoloji, kadın ve sivil toplum örgütü, İklim Kanunu’nun doğayı korumaktan çok ticari çıkarları gözettiğini belirtirken, halkın katılımı olmadan hazırlanan bu teklifin iklim adaletini hiçe saydığını ve çevresel sorunlara çözüm sunmadığını vurguladı. STK’lar teklifin geri çekilerek toplumun, doğanın ve iklimin yararını gözeten bir İklim Kanunu’nun hazırlanmasını talep etti.

Benzer bir tepki Türkiye’nin iklim alanında çalışan 15 sivil toplum kuruluşunu bir araya getiren İklim Ağı’ndan geldi. İklim Ağı TBMM’ye sunulan İklim Kanunu teklifinin, iklim değişikliğini neden olan fosil yakıtlardan çıkış planlamadığını, kurulması planlanan Emisyon Ticaret Sistemi’nin ise emisyon azaltımına hizmet etmeyeceğini söyledi. İklim Ağı da teklifin yeniden düzenlenmesi çağrısı yaptı.

İklimin ve toplumun çıkarlarını önceleyen bir İklim Kanunu taleplerinin yanı sıra bambaşka telden çalan, doğrudan iklim bilimine saldıran ve iklimin değişmediğini komplo teorileri ile savunan iklim inkarcıları Kanun teklifinin meclisine gelmesini fırsat bildi. #TehlikeGeliyor etiketiyle akıl dışı iddialarını yaymaya çalışan iklim inkarcıları İklim Kanunu’nun yasalaşması ile iklim adaletinin herkesi suçlu sayacağını, karbon vergisi adı altında yaşama/nefes hakkı ödeneğinin geleceğini savunuyor.

Nefes Vergisi mi Geliyor?

Gelelim iklim inkarcılarının savunularını. Öncelikle iklim adaletinin temel problematiği; iklim değişikliğinin yaşanmasında en az katkısı ve dolayısıyla en az sorumluluğu olanların, iklim değişikliğinin sonuçlarından, bunda en büyük payı ve sorumluluğu olanlardan daha fazla etkilenenler/etkilenecekler olması. İklim adaleti kavramı buradan yola çıkarak iklim değişikliğinde sorumluluğu olanların o sorumluluğu üstlenmesini talep ediyor. Karbon vergisi ise karbon emisyonlarını azaltmayı ve yenilenebilir kaynaklar kullanılarak enerji üretilmesini teşvik eden bir politika aracı. Kısacası aldığımız nefes veya yaşama hakkımız ile yakından uzaktan alakası bulunmuyor.

İklim inkarcıları iklim biliminin ortaya koyduğu objektif, sistemli ve tutarlı verileri kabul etmezken iklim felaketini önlemeye çalışanlar, sürekli olarak eylemi geciktirmek için tasarlanmış büyük bir dezenformasyon dalgasıyla uğraşmak zorunda kalıyorlar. Konda Araştırma ile yaptığımız çalışmanın sonuçları her ne kadar toplumdaki inkar inkarcısı oranının yüzde 2 olduğunu ortaya koyuyorsa da sosyal medya aracılığıyla yalanlarını hızla yayma imkanına da sahipler.

İklim bilimi açık: İklim krizi şu an yaşanıyor ve ana nedeni kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yakılması. Sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 1,5 derecede sınırlandırma hedefini yakalamak için ise emisyonları 2030’a kadar yarı yarıya azaltmamız gerekiyor. Ancak iklim inkarcıları için durum hiç de böyle değil ve yaydıkları yalanlar sürekli değişiyor…

İklim İnkarcıları İklim Bilimine Saldırılarını Yoğunlaştırdı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

EGEPRESS ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin