Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, süreç komisyonunda kabul edilen ortak rapordan erken seçim tartışmalarına ve güncel siyasi gelişmelere kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, partisinin rapora düştüğü şerhin nedenlerini detaylandırırken, Kürt meselesinin tanımlanma biçimine ilişkin itirazlarını dile getirdi.
bianet’ten Ayşegül Başar’a konuşan Hatimoğulları, kabine değişimiyle birlikte gündeme gelen erken seçim tartışmalarını değerlendirdi. Muhalefet partilerinin erken seçim talebinin siyasetin doğasında olduğunu ifade eden Hatimoğulları, partisinin önceliğinin Kürt meselesinin kalıcı çözümü ve Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi olduğunu vurguladı. Hatimoğulları ayrıca şunları kaydetti:
“Erken seçim şu an yetkili kurullarımızın masasında olmasa da Türkiye halkları erken seçim isterse, o karar alınırsa, biz hazırız. Çünkü tabanı en güçlü, mobilizasyon kapasitesi en yüksek parti biziz.”
KÜRT SORUNU BİR TERÖR SORUNU DEĞİLDİR
Süreç komisyonu raporuna düşülen şerhin gerekçelerine değinen Hatimoğulları, meselenin tarihsel derinliğine vurgu yaptı. Kürt sorununun siyasi, toplumsal, iktisadi ve sosyolojik bir mesele olduğunu ve ancak bu çerçevede tanımlanarak çözülebileceğini belirten Hatimoğulları, ayrıca şunları söyledi:
“Bu rapora şerh düşme ihtiyacımız Kürt sorununun tanımlanma biçimi ve ‘terör’ parantezine alınmaya çalışılmasını doğru bulmadığımızdandır. Kürt sorunu bir terör sorunu değildir. Her şeyden önce, yüzyılların birikimiyle oluşmuş, çok katmanlı ve tarihsel bir mesele olan Kürt meselesinin, metin boyunca adeta ‘yok’ sayılması veya yalnızca ‘terör sorunu’ düzeyine indirgenmesi kabul edilemez. Çünkü bir toplumun yarım asrı aşan çatışma hafızasını, yüz yıllık eşitsizlik ve inkâr pratiklerini tek bir başlığa sıkıştırmak, sorunu çözmez; sorunu farklı biçimlerde yeniden üretir.”
Devletin güvenlik odaklı perspektifini eleştiren Hatimoğulları, “ortak” bir yol bulunması gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Ortak diyorsak, kırmızı çizgiler yarışmamalı. Hassasiyetler doğru temelde, ortak yol bulunarak dile gelmeli. Ortak rapor, bir ‘terörle mücadele strateji belgesi’ değildir, ‘toplumsal barış ve demokratik inşa belgesi’ olmalıdır. Biz bunu böyle okuyoruz. Tarifi bırakalım, birlikte atacağımız adımlar üzerinden yürüyelim. Sürecin gerekliliklerini önce alalım. Ama ısrarla Kürt meselesini terör parantezine alan bir yaklaşım var. Önemli olan kelimelerde değil, adımlarda ortaklaşmaktır.”
HUKUKİ ADIMLAR VE İMRALI HEYETİ GÖRÜŞMESİ
Adalet Bakanlığına Akın Gürlek’in atanmasını da değerlendiren Hatimoğulları, yeni dönemde hukukun üstünlüğünü tesis edecek bir yaklaşım beklediklerini ifade etti. Adalet Bakanlığına yönelik beklentileri dile getiren Hatimoğulları, en acil durumun sürece dair hukuki adımların atılması olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile DEM Parti İmralı heyeti arasında gerçekleşen son görüşmeye de değinen Hatimoğulları, heyetin kendi gündemlerini sunduğunu belirtti. Görüşmede somut ve güven verici adımların atılması, TBMM ile ilgili bakanlıkların çalışmalarına dair fikir alışverişinde bulunulduğunu kaydeden Hatimoğulları, özellikle yasal çerçevenin gecikmeden çıkarılması konusunun üzerinde durulduğunu ifade etti. Hatimoğulları, raporun ortaya çıkmasıyla birlikte artık görevin Meclis, siyaset ve yürütme erkinde olduğunu sözlerine ekledi.