Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından Büyükşehir Belediyesi Fiskaya Sosyal Tesisleri’nde bir Newroz resepsiyonu gerçekleştirildi. Siyaset ve sivil toplum dünyasından çok sayıda ismin bir araya geldiği etkinlikte, sürecin demokratikleşme üzerindeki etkileri ele alındı.
Haberin kaynağı olan Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun organize ettiği davete Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu katıldı. Resepsiyonda ayrıca DEM Parti milletvekilleri, belediye eş başkanları, siyasi parti temsilcileri ve yurt dışından gelen heyetler de hazır bulundu.
TUNCER BAKIRHAN: MEĞERSE COPSUZ DA KUTLANABİLİYORMUŞ
Resepsiyonun açılışında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, bu yılki kutlama atmosferinin kendisini şaşırttığını ifade etti. Geçmiş yıllardaki güvenlik uygulamalarına değinen Bakırhan, “Yıllarca bu ve benzeri etkinlikleri copların, topların, polis anonslarının gölgesinde yaptık ama yanlış yaptığımızı bu akşam anladık. Meğerse copsuz, topsuz polis kamerasız da Newrozlar kutlanabiliyormuş” dedi. Bakırhan, bu günler için yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirterek, demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye için verilen mücadeleye layık olacaklarını vurguladı.
Gelecek yıllara dair beklentilerini de paylaşan Bakırhan, 2025 Newrozunun silahların sustuğu bir dönem olmasını dilediğini belirterek ayrıca şunları kaydetti: “2026 yılı Newrozunun da demokratik adımların atıldığı, özel yasanın çıkarıldığı, Kürtlerin dilinin, kimliğinin tanındığı, kayyumların olmadığı, bayramlarımızı özgürce kutladığımız bir yıl olmasını dileyorum.”
SEZGİN TANRIKULU: ÖNEMLİ BİR SÜRECİN EŞİĞİNDEYİZ
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Newroz’un tarihsel ve kültürel önemine değindi. Bayramın Orta Doğu ve Kafkas halkları için ortak bir değer olduğunu söyleyen Tanrıkulu, Kürtler için bu günün zalim Dehak’a karşı Demirci Kava önderliğinde kazanılan bir özgürlük sembolü olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin mevcut siyasi iklimine dair değerlendirmelerde bulunan Tanrıkulu, önemli bir sürecin eşiğinde olunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bugün için de çok büyük anlamı var gerçekten. Uzun zamandan bu yana Newroz çatışmanın, ölümün olmadığı nispi bir barış ortamında gerçekleşiyor. Önemli bir sürecin eşiğindeyiz. Umuyoruz ki bundan sonra Newrozlar Türkiye’deki bütün yurttaşlarımızın, kimliklerin, inançların ortak kutladığı; bir kutuplaşmanın günü değil de ortaklaşmanın günü olur. Öyle bir süreçteyiz ve bu süreci de başarmak zorundayız.” Tanrıkulu, modern dünyadaki haksızlıklara karşı mücadelenin süreceğini ve Türkiye’yi demokrasi ile buluşturacaklarını da sözlerine ekledi.
Programın sonunda katılımcılar meşalelerle Newroz ateşini yakarak kutlama yaptı. Resepsiyon, ateş etrafında çekilen halaylarla sona erdi.