Bursa’da Fomara Meydanı’nda bir araya gelen kitle, “Ortadoğu’da emperyalizme, Suriye’de HTŞ karanlığına dur” şiarıyla protesto gösterisi gerçekleştirdi. Etkinlik sırasında kendilerini turancı dernekler olarak adlandıran bir grup tarafından eyleme saldırı girişiminde bulunuldu. Meydanda karşılıklı sloganların atılmasının ardından polisin güvenlik önlemi almasıyla birlikte Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri basın açıklamasını tamamladı.
Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan yazılı ve sözlü açıklamada şu ifadeler kaydedildi:
“Suriye’de son günlerde yaşananlar, bölgeyi yeniden topyekûn bir çatışma ve savaş sarmalına sürükleyen son derece tehlikeli bir sürece girildiğini göstermektedir. Ortadoğu, emperyal planlar doğrultusunda yeniden dizayn edilmek istenirken; halklara savaş ve katliam dayatılmaktadır. Geçici Şam yönetimi işbaşına geldiğinden bu yana Suriye’nin farklı halkları ve inançları saldırılarla karşı karşıya kalmıştır. Önce Lazkiye ve kıyı şeridinde Arap Alevileri hedef alan katliamlar yaşanmış, ardından Süveyda’da Dürzi halkı açık bir katliam tehdidiyle yüz yüze bırakılmıştır. Geçici Şam yönetimi işbaşına geldiği andan itibaren halkların ve inançların eşit ve özgür birlikteliğine dayanan anayasal-demokratik bir rejim inşa etmeyi bilinçli biçimde reddetmekte; çatışma, korku ve şiddet yoluyla tekçi iktidarını kalıcılaştırmayı hedeflemektedir.”
Açıklamanın devamında Kürt halkının Suriye ve Ortadoğu genelinde inkâr ve imha politikalarına karşı mücadele ettiği vurgulanırken ayrıca şunlar söylendi:
“Bugün hedef alınan yalnızca Kürt halkı değil; kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini ve demokratik ortak yaşamı esas alan bu tarihsel kazanımlardır. Kürtler Suriye’de iç savaş boyunca kuşatmalarla, ambargolarla, çete saldırılarıyla sınanmış ve her seferinde direnişle bunlara karşı koymuştur. Silah zoruyla halkların iradesini teslim almaya çalışan anlayış, geçmişte olduğu gibi bugün de insanlığa yalnızca yıkım, acı ve karanlık getirecektir. Bugün AKP-MHP iktidarı da Geçici Şam Yönetimine her türlü desteği vererek ve arkasında durarak Suriye politikasının esasını açıkça göstermektedir. Hedef Suriye’de Kürtlerin statü elde etmesini ve demokratik kazanımlarını engellemektir. Suriye’de açık katliam tehdidi altında bulunan Kürt halkının yanındayız; bu saldırılar karşısında susmayacağız, geri durmayacağız! Demokratik kazanımların savunulması, yalnızca Kürt halkının değil, tüm bölge halklarının özgür, eşit ve onurlu geleceğinin savunulmasıdır. Ortadoğu ve dünya halklarını dayanışmaya, emperyal planlarla halkların katledilmesi girişimlerine karşı barışı, eşitliği ve özgürlüğü savunmaya çağırıyoruz. Halkların örgütlü iradesi karşısında hiçbir saldırı, hiçbir zorbalık ve hiçbir savaş politikası başarıya ulaşamayacaktır.”