Yıllardır diyetisyenlerin ve sağlık uzmanlarının dilinden düşmeyen “Daha az ye, daha çok hareket et” tavsiyesinin, kalıcı kilo kaybı sağlamada neden yetersiz kaldığı bilimsel olarak kanıtlandı. Kopenhag Üniversitesi’nden araştırmacılar, irade gücünün biyolojik gerçeklerle savaştığını ve bu savaşta genellikle biyolojinin kazandığını ortaya koydu. Yapılan araştırmalara göre, kilo kaybı yaşandığında vücut, önceki kilosunu savunmak adına güçlü biyolojik kuvvetleri devreye sokuyor. Açlık hormonları tetiklenirken enerji harcaması düşürülüyor; bu da sadece iradeyle kilo korumayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
Vücudun “Obezite Hafızası” var
Profesör Christoffer Clemmensen liderliğinde yürütülen ve saygın bilim dergisi Cell‘de yayımlanan kapsamlı literatür taraması, “obezite hafızası” kavramını bilim dünyasına sundu. 2025 tarihli çalışmaya göre, vücut belirli bir kiloya ulaştığında bunu hafızasına kaydediyor. Aşırı kilo kaybı yaşayan bireylerde bu hafıza devreye girerek, kişiyi neredeyse hatasız bir şekilde başlangıçtaki kilosuna geri döndürmeye çalışıyor. Bu bulgu, diyet yapanların sıklıkla yaşadığı ve “yo-yo etkisi” olarak bilinen durumu biyolojik bir zemine oturtuyor.
Çözüm: Hafızayı silmek ve çevresel değişim
Araştırmacılar, bu kısır döngüyü kırmak için bireysel çabanın ötesinde adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Çözüm önerileri arasında şunlar yer alıyor:
-
Çevresel Değişim: Ultra işlenmiş gıdalar yerine besleyici gıdaların erişilebilirliğinin artırılması.
-
İlaç Tedavisi: Kilo verme ilaçları gibi farmakolojik müdahalelerin kullanılması.
-
Hafızayı Silmek: Nihai hedef olarak, bilim insanları vücudun bu “kilo hafızasını” silmenin ve vücut ağırlığını biyolojik olarak sıfırlamanın yollarını arıyor.