Ayvalık Demokrasi Platformu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) güçlerinin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in alıkonulmasını bir basın açıklamasıyla kınadı. Platform üyeleri, başkent Caracas’ın bombalanmasını ve ülke temsilcilerinin kaçırılmasını uluslararası hukukun açıkça ihlali olarak değerlendirdi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“EMPERYALİST HAYDUTLUĞA VE DARBECİ BARBARLIĞA KARŞI HALKLARIN BİRLEŞİK DİRENCİNİ BÜYÜTELİM!”
Tüm İşçilere, Emekçilere ve Dünya Halklarına;
Bugün insanlık tarihi, emperyalizmin Trump yönetimi eliyle yürüttüğü en pervasız, en kirli ve en hukuksuz saldırılarından birine tanıklık etmektedir. ABD emperyalizmi, barbarlığın sınırlarını zorlayarak Venezuela Bolivar Cumhuriyeti’ne karşı alçakça bir askeri saldırı ve siyasi haydutluk operasyonu başlatmıştır. Başkent Caracas’ın bombalanması, madura ve eşi Cilia Flores’i Bolivarcıların tanımıyla ‘Primera Combatiente- Birinci Savaşçı… evlerinden alınarak kaçırılması uluslararası hukukun açıkça çiğnenmesidir. Bu saldırı, diplomatik teamüllerin ötesinde tam bir “modern korsanlık” ve terör eylemidir.
Trump yönetimi, bu saldırganlığı “uyuşturucu kartelleri” veya “yasadışı petrol ticareti” gibi bahanelerle maskelemeye çalışsa da asıl amaç bellidir: Venezuela’nın yer altı ve yer üstü kaynaklarına el koymak ve senelerdir ABD baskısına direnen halkı teslim almaktır.
Venezuela halkı; doğal kaynaklarını, petrolünü ve geleceğini Washington’un doymak bilmez iştahına teslim etmediği için bugün emperyalist ateş hattındadır.Cumhurbaşkanı’nın Çin heyetiyle görüşmesinden hemen sonra kaçırılması, sadece bölgeye değil, dünyadaki tüm rakiplere verilmiş bir mesajdır.
Geçtiğimiz aylarda ilan edilen “Ulusal Güvenlik Belgesi”, çürümüş Monroe Doktrini’ni hortlatarak Amerikan kıtası üzerindeki egemenliğin “bölünmezliği” iddiasını ortaya koymuştur. Bu, bölgedeki tüm bağımsızlıkçı hareketlere karşı açılmış sistematik bir savaştır.
Dünyanın Efendisi Olduğunu Sanan Saldırgan
Trump yönetimi bir yandan “barış elçisi” maskesi takarken; diğer yandan Panama Kanalı üzerinde nüfuz kurmakta, Grönland’a çökmek istemekte ve Kanada’yı tehdit etmektedir. Bu emperyalist odak, kendini dünyanın efendisi ve polisi ilan ederek engel gördüğü her coğrafyaya savaş, ölüm ve sömürü ihraç etmektedir. Ortadoğu’da halkları birbirine kırdıran, Vietnam ve Afganistan’da suç işleyen bu karanlık zihniyet, bugün Latin Amerika’yı kendi “arka bahçesi” haline getirmek için kan dökmektedir.
ABD’nin aylardır süren saldırı hazırlıklarına sessiz kalan, Nobel Barış Ödülünü işgali destekleyen ve Trump’a bağlılığını dile getiren Maria Corina Machado’ya vererek durduğu yeri net bir şekilde gösteren Avrupa Birliği ülkeleri, Birleşmiş Milletler ve egemen güçler, bu işgal girişimine dolaylı olarak onay vermiştir.Başka coğrafyalardaki işgallere sözde karşı çıkanların, Venezuela’nın işgal hazırlıkları karşısında sessiz kalması emperyalist siyasetin ikiyüzlülüğünü bir kez daha açığa çıkarmıştır.
Unutulmamalıdır ki; Yurdumuzun ve Venezuela’nın savunulması ABD emperyalizminin ülkedeki nüfuzunun kırılmasından geçer. Bunun için Türkiye sınırları içindeki ABD üsleri kapatılmalı, #NATO’dan çıkılmalı, Türkiye’nin bir atış ve ateş rampası olarak kullanılmasına izin verilmemelidir.
Bizler, dünya işçileri ve emekçileri olarak; Caracas sokaklarında direnenlerle, fabrikalarda ve tarlalarda emperyalizme boyun eğmeyenlerle omuz omuzayız. Eğer bu işgal başarılı olursa, dünyanın birçok bölgesindeki işgaller meşrulaştırılacaktır. Bu nedenle:
ABD’nin askeri saldırılarına ve ekonomik ablukasına derhal son verilmelidir!
Kaçırılan temsilciler serbest bırakılmalı, halkın iradesine saygı duyulmalıdır!
Tüm dünya halkları, bu emperyalist korsanlığa karşı birleşik bir direniş hattı oluşturmalıdır!
Emperyalistlerin uçakları ve bombaları varsa, halkların da sarsılmaz birliği ve haklılığı vardır. Venezuela halkı yalnız değildir, teslim olmayacaktır!