Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin yıldönümü vesilesiyle Ankara’da gerçekleştirilmek istenen anma yürüyüşüne polis müdahale etti. Müdahale sırasında Reyhan Tüfekçi isimli yurttaşa tokat atıldığı, Zarife Çamalan’ın ise üç kaburga kemiğinin kırıldığı belirtildi. Yaşanan olayların ardından Ankara Kadın Platformu ve mağdur kadınlar, Ankara Adliyesi’ne giderek görevli polisler ve kamu görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “kasten yaralama” suçlamalarıyla şikâyetçi oldu. Suç duyurusu öncesinde adliye önünde yapılmak istenen basın açıklamasında, polisin yer gösterme dayatması nedeniyle arbede yaşandı.
BİR KADININ KOLLUK TARAFINDAN KABURGASI KIRILDI
Arbedenin ardından basın açıklamasını okuyan avukat Döndü Kurşunoğlu, müvekkillerine yönelik hukuka aykırı müdahale yapıldığını belirterek şunları kaydetti: “Özelinde Ankara Emniyeti Güvenlik şubede görev yapan ve tarafımızca da foto-muhabir olarak bilinen polisin müvekkilimizi doğrudan hedef alarak tokat atması nedeniyle kamuoyuna bir açıklama yapmak ve ardından suç duyurusunda bulunmak için bir araya geldik. Şöyle ki; Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından birisi olan 6 Şubat depreminin 3. yıl dönümü nedeniyle hem depremde kaybettiklerimizi anmak hem de 3 yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde hala insanca bir yaşamın asgari koşullarının sağlanmaması, barınma başta olmak üzere sağlık, eğitim, elektrik, ulaşım hakkına erişilememesi, rant uğruna ekolojik yıkımın katmerlenmesi, süregiden deprem yargılamalarının cezasızlık pratikleri ile sürdüğü bir ortamda tepkilerini dile getirmek için 6 Şubat günü Kolej meydanında bir araya gelen insanlar yine polisin şiddeti ile, barikatı ile, gözaltısı ile karşılaştı. Yetmedi, müvekkile yönelik doğrudan hedef alınarak tokat atıldı Güvenlik Şube foto-muhabiri tarafından. Yetmedi, bir kadının kolluk tarafından kaburgası kırıldı. Yetmedi, Güvenlik Şube Amiri tarafından bir kadının saçı çekilerek sürüklendi. Polisin uyguladığı bu şiddet yas hakkını kullanmak isteyen, Anayasa ile güvence altına alınmış toplantı ve gösteri yürüyüş hakkını kullanmak isteyen insanlara uygulandı.”
Kurşunoğlu, Anayasa ve uluslararası mahkeme kararlarının toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını güvence altına aldığını vurguladı. Ankara Emniyeti’nin ve Valiliği’nin yasalara uyması gerektiğini ifade eden Kurşunoğlu, ayrıca şunları söyledi: “Ankara Emniyeti’nin eylemlerde sürekli tekrarladıkları bir şey var; ‘Kanuna aykırı eyleminizi sonlandırın’. Mesele kanunsa, mesela yasayla tekrar hatırlatalım Ankara Emniyeti’ne, Ankara Valisi’ne. Çok açıktır ki, Anayasa şunu der; ‘Vatandaşların önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı vardır’. Der ki Anayasa Mahkemesi kararları, ‘Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararları eylemci düşüncelerini serbestçe ifade edebilir, eylemci yürüyüş yapabilir, eylemci slogan atabilir, eylemci hayatın olağan akışını bir müddet durdurabilir, daha da ötesi eylemci yol kesebilir’. Sen Ankara Emniyeti eylemcinin güvenliğini almak durumundasın. Eylemi kolaylaştırmak durumundasın. Ankara Valiliği keyfiyetle yasak kararı alamazsın. Fakat görmekteyiz ki; Ankara Emniyeti kanuna aykırı bir biçimde müdahale etmekte. İnsanları doğrudan hedef alarak tokat atabilme cüretini gösterebilmekte. Ankara Emniyeti keyfiyetle iş yapmakta. Tekrar hatırlatalım onlara, derdiniz kanun ise, yasa ise o yasalara uyacaksınız. Uymadığınızda ise görevi kötüye kullanmaktan, kasten yaralamadan yargılanacaksınız.”