Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yayımlanan “İşsizliğin Görünümü” raporunda, geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 109 bin kişiye ulaştığı ve dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki farkın belirginleştiği ifade edildi.
DAR VE GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR
İlgili veriler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan şubat 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları esas alınarak hazırlandı. Raporda, TÜİK’in yüzde 8,5 olarak belirlediği dar tanımlı işsizlik oranına karşılık, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 29,9 seviyesinde gerçekleştiği vurgulandı.
Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre, şubat 2026 itibarıyla dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 981 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Geniş tanımlı işsizlikte son yıllarda görülen tırmanışa dikkat çekilen raporda, 2024 yılının şubat ayında 9 milyon 445 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısının, 2025’te 11 milyon 314 bine ve 2026’da 12 milyon 109 bin kişiye yükseldiği belirtildi. Bu veriler doğrultusunda, geniş tanımlı işsiz sayısında son iki yıllık artışın 2,7 milyon, bir yıllık artışın ise 795 bin kişi olduğu saptandı.
Dar tanımlı işsizlik rakamlarının işgücü piyasasının genelini anlamak için yeterli olmadığı kaydedilen raporda, zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücü sayısındaki yükselişin bu durumun temel nedeni olduğu aktarıldı. Haftalık 40 saatten daha az mesai yapan ve daha fazla çalışmak isteyen kişilerin oluşturduğu zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısının şubat ayında 3 milyon 766 bin kişiye ulaştığı bildirildi.
DİSK-AR raporunda, işgücü piyasasının mevcut durumuna ilişkin ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Zamana bağlı eksik istihdam kapsamındaki artış hızla sürüyor. Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı Şubat 2026’da 3 milyon 766 bin kişi oldu. Şubat 2026 itibarıyla Türkiye’de 5,4 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor. Görüldüğü gibi dar tanımlı işsizlik dışındaki bütün işsizlik türleri yükseliyor. Bu sebeple dar tanımlı işsizlik sınırlı bir çerçeveye sahip ve işgücü piyasalarını anlamak için yetersizdir.”
Kadın ve genç işsizliği kategorisindeki yüksek seyir raporun bir diğer önemli vurgusu oldu. Kadınlarda işsizlik oranlarının tüm türlerde erkeklerden daha yüksek seyretmeye devam ettiği kaydedilirken, gençlerde dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 15,8, genç kadınlarda ise yüzde 21,8 olduğu ifade edildi. Ayrıca, 2026 yılı şubat ayı itibarıyla 2,4 milyon işsizin herhangi bir işsizlik ödeneğinden faydalanamadığı bildirildi.