1. Haberler
  2. Güncel
  3. Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaret etti: Bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor

Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaret etti: Bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin bin 261’inci nöbetine katılarak destek verdi. Ziyaret sonrası üniversite önünde açıklamalarda bulunan Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta üniversiteye gerçekleştirdiği ziyareti eleştirerek, “Bazı ziyaretleri itmeden, kakmadan, kahretmeden, çıldırtmadan, düşmanlaştırmadan yapabilirsiniz ama bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor maalesef” ifadesini kullandı.

Özel, şunları söyledi:

“BİR BOĞAZİÇİ MİZANSENİ YAPMAYA ÇALIŞTILAR”

“Bir üniversiteye gelmenin bir adabı var. Gelirsiniz, o üniversitedeki yaşamı felç etmeden, üniversite öğrencisine peşinen suçlu muamelesi yapmadan, oraya saygı çerçevesinde okula saygı duyarak, öğrencisine ve öğretim görevlisine saygı duyarak bir ziyaret yaparsınız. Erdoğan buraya geldi. Bir gün öncesinden trafiğe kapattılar. Mahalleyi boşalttılar. Öğrencileri kampüse almadılar. Öğretim görevlilerini kampüse almadılar. Kampüse dışarıdan getirdikleri gençlik kollarını sokarak, Erdoğan’a burada karanfil attırdılar ve bir Boğaziçi mizanseni yapmaya çalıştılar. Bugün öğrenciler bu mizansene inanılmaz bir cevap verdi. Geçen sefer seslenildi üniversite öğrencisiymiş gibi gösterilen AK Gençlik’e, ‘Haydi mavi Boğaziçi kartınızı gösterin de görelim’ denmişti. Bir tane kart görememiştik. Bugün bizi burada nezaketle karşılayan, ağırlayan, sorular soran, sohbet eden arkadaşlarımız, hatıra fotoğrafında yüzlerce öğrenci kartını kaldırıp onunla poz verdiler. Dünün ve bugünün özeti budur. Bir üniversiteye oraya saygı duyarak gelirseniz, üniversite de size saygı duyar.”

“‘PİRİNCİN İÇİNDEKİ BEYAZ TAŞIM BEN’ DEDİ”

“Neden korkuyor Erdoğan? Protesto edilecekmiş. Protesto edilecek şeyler yapmasaydın ya. Şöyle bir hatırlayalım; ne yaptı? Beş yıl önce buraya ilk olarak Melih Bulu’yu rektör olarak atadı. Bu üniversitede ders verme niteliğinde olmayan, akademik olarak bu üniversitenin kurallarına göre Boğaziçi’ne ders veremeyecek durumda olan birini kayyım olarak buraya atadı. Buna isyan edildi. Protestolar yapıldı. Belli bir süre sonra o bıraktı ve gitti. İstifa etti. Pirincin içinden bir beyaz taş aradılar. Bu üniversitede ders verebilen, görev almış birisi içine sindirip, kayyım olmayı kabul etti. ‘Pirincin içindeki beyaz taşım ben’ dedi. O günden bugüne yaptığı rektörlük göreviyle birlikte üniversitenin geleneğine saldırıyor, kurumsallığına saldırıyor. Üniversiteyi üniversite yapan, Türkiye’de en güçlü öğrenci kulübü geleneği var, öğrenci kulüplerine saldırıyor. Onların mekanlarına saldırıyor. Çalışmalarına saldırıyor. İşte yaptıkları heykellere, çaldıkları müzik aletlerine saldırıyor. Biraz önce oradaydık. Kapalı kapılarının önünde mini protesto konserini dinledik. O konsere bile saldırıyorlar. Dün gelip tehdit ettiler.”

“KAYBETTİĞİ BELEDİYENİN MEMURLARINI PARAŞÜTLE GETİRDİ”

“Eğer bir ülkenin geleneği olan kurumlar hedefteyse, o ülkeyi var eden en güçlü ve en önde kurumlar gerilettiriliyorsa o ülkeye düşmanlık ediliyordur. Erdoğan Boğaziçi’ne saldırarak, Boğaziçi’ni dünya sıralamasında 60 sıra kadar gerilettirecek yanlışları yaparak, buraya… Şaka gibi, fıkra diye anlatılmaz bu. Kara mizah. Üsküdar Belediyesi’ni kaybetmiş, Üsküdar Belediyesi’ndeki memurları getiriyor buraya. Kaybettiği AK Partili belediyenin 600 memurunu üniversiteye koymuş, maaş veriyor. Üniversiteye şu kadar bir katkıları yok. Ne katkıları olabilir Boğaziçi Üniversitesi’ne? Belediye çalışanı ne yapabilir burada? Paraşütle 120 öğretim görevlisi getirmiş. Yani okulun kendi kuralları, kaideleri, yükselme ve burada ders verme yetkinlikleri olmayanları paraşütle getirip buraya atıyorlar. Ama ne oldu? Ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin en önemli eğitim kurumlarından bir tanesine böyle kapıdan girip de gelemedi. Bütün üniversiteyi boşalttı. Süpürdüler. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler. Akademisyenleri süpürdüler. AK Gençlik’le işgal yapıp, orada güya açılış yaptılar ve fotoğraf çektirdiler.”

“ALKIŞLADILAR DA ELEŞTİRİ DE YAPTILAR”

“Biz bu zorlama ve işgal siyasetine karşı her zamanki organik, olması gerektiği gibi siyasetimizle kendimiz geldik, kendimiz girdik. ‘Merhaba’ dedik. Sağ olsun üniversite öğretim görevlilerinin her gün yaptıkları saat 12.15-12.30 arası eylemine destek verdik. Sağ olsun üniversite öğrencileri davet ettiler. Onların deyimiyle ‘Bir forum alalım’ dediler. Gösterdikleri yere oturduk. Soru sordular, cevap verdik. ‘İleride ne yapacaksınız?’ dediler. Bazı eleştirileri oldu; ‘CHP bu konuda şunu ne yapacak?’ Mesela ‘YÖK’ün adını değiştirip yine siz de koyacak mısınız?’ ‘Yok’ dedim, ben; ‘YÖK’ü yok edeceğiz’ dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar. Ama medeni bir şekilde görüştük. Bütün öğrenciler CHP’li değil. İçlerinde CHP üyesi belki Türkiye’deki ortalama gibidir, yüzde 10’dur belki. Hepsi politik de değil. Farklı partilere oy verenler de var. Ama medeniyet diye bir şey var, medeniyet. Öyle itmeden, kalkmadan, kahretmeden, çıldırtmadan, düşmanlaştırmadan yapabilirsiniz bazı ziyaretleri. Ama bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor maalesef.”

“TÜM AKADEMİYİ SAYGIYLA SELAMLIYORUZ”

“Onun dışında biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl rektör seçeceğini anlattık. Öğretim görevlilerinin, öğrencilerin, okulla bağını koparmamış mezunların belli kat sayılarla oy kullanacakları seçimle belirleneceğini anlattık. Nasıl bir üniversite tahayyül ettiğimizi anlattık. Nasıl saygılı olacağımızı anlattık. Tabii çok sorunlar var, uzun uzun konuşmak lazım. Genç araştırma görevlilerinin sorunları var. Türkiye’de yeni mezunların dörtte üçünün fırsatını bulursa yurtdışına gitme gibi Türkiye açısından en önemli beka sorunu var. Ve buradaki şikayetlerin en önemlisi; özgürlüklerin kısıtlanması, kayyım siyaseti, kayyım atama modeli, üniversitenin kimliğine yapılan dışarıdan müdahale. Sadece Boğaziçi’nin değil, İstanbul’daki bütün üniversitelerin, Türkiye’deki bütün üniversitelerin sorunları var. Buradan geçen hafta uğradığı saldırı, işgal, yaşadığı travma, üzüntü karşısında yaptığımız bu ziyaret vesilesiyle, Türkiye’deki tüm üniversite öğrencilerini ve tüm öğretim görevlilerini, akademisyenleri saygıyla selamlıyoruz. Hangi görüşte olurlarsa olsun onların düşünce özgürlüğünü, söz söyleme özgürlüğünü ve kendi kendilerini yönetme ve bilimin gerektirdiği şekilde eğitim verme, eğitim alma haklarını savunuyoruz.”

“GEREKLİ MÜDAHALELERİ YAPARIZ”

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, 15.5 milyonun Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na cezaevinde ziyarette kısıtlama haberleri hakkında, “Buradaki gündem, çok önemli bir gündem. Ve bu ziyaretimiz üniversiteye çok iyi geldi. O yüzden başka siyasi soruları cevaplamayacağım ama şu an aciliyeti olan bir durumumuz yok. Arkadaşlar bakıyorlar, bakıyoruz, görüyoruz. Ne gerekiyorsa onunla ilgili gerekli tedbiri alır, gerekli müdahaleleri yaparız” dedi.

“VEBALİ ERDOĞAN’DADIR”

Genel Başkan Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın valilere yönelik, “Eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa; Allah korusun bu vebali ne siz, ne de biz taşıyabiliriz” sözleri hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:

“Kurulamayan her sahur sofrasının, olması gerektiği gibi yapılamayan her iftarın, geçinemeyen her emeklinin, okula arzu ettiği beslenme çantasını götüremeyen her öğrencinin ve bundan kahrolan her velinin vebali; 23 yıldır Türkiye’yi yöneten, her yetki elinde olan Erdoğan’dadır. Valilerle vebal bölüşümüne gitmesin.”

Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaret etti: Bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

EGEPRESS ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin