1. Haberler
  2. Güncel
  3. Özgür Özel: İktidar millete verdiği sözü tutsa o gece bir kişi ölmezdi

Özgür Özel: İktidar millete verdiği sözü tutsa o gece bir kişi ölmezdi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü kapsamında deprem bölgesindeki ziyaretlerine devam ediyor. Hafta boyunca sürecek olan programı dahilinde Kahramanmaraş’ta haftalık grup toplantısını gerçekleştiren Özel, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gündemi değerlendirdi. Konuşmasında 6 Şubat felaketinin yaşandığı geceye vurgu yapan Özel, iktidarın mazeret üretemeyecek bir süredir görevde olduğunu belirtti.

Özel, şöyle konuştu:

“İstiklal Madalyalı bu şehirde, Sütçü İmam’ın torunlarıyla birlikte, 6 Şubat’ın üçüncü yılında, 6 Şubat’a üç kala, acının merkez üssündeyiz. Parti tarihimiz açısından, grup tarihimiz açısından istisnai bir gündeyiz. Deprem bölgesinde hala gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi. Bize dediler ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haftayı deprem bölgesinde geçirelim ve her ilde, kayıpların ve acıların yaşandığı bu illerde, üçüncü yılda tüm grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle, Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde görevli başkanlarımızla birlikte burada olalım istedik.

“Kürsüyü sırtlandık, Kahramanmaraş’a, sizin bağrınıza geldik”

Cumhuriyet Halk Partisi Meclisi, kuran partidir dedik. Meclis, sorunların tartışıldığı, görüşüldüğü, konuşulduğu yerdir. Milli iradenin tecelligâhıdır, kutsal çatıdır. Eğer Meclis milletin sesini duymuyorsa, sorununu çözmüyorsa, Meclis milletin bağrının ta kendisidir dedik. Kürsüyü sırtlandık, Kahramanmaraş’a, bağrınıza geldik. Dün sabah Osmaniye’den başladık; Nurdağı ve Islahiye’den sonra bugün Kahramanmaraş’tayız. Günün erken saatlerinde, gittiğimiz her şehirde olduğu gibi deprem şehitliğimizi ziyaret ettik. Tarifsiz acıları bir kez daha yaşadık. Öyle şeyler gördük, yaşadık ki gerçekten insanın ömründe görüp görebileceği en büyük acılara, en büyük yaslara tanıklık ettik. Beş kişilik aile; anne bir tarafta, baba bir tarafta, sekiz yaşında büyük çocuk babanın yanında, altı yaşında ortanca çocuk annenin yanında, o beş kişinin ortasında iki yaşında bir bebek yatıyor. Ya 2021 yılında aynı gün doğmuş, 2023’te 6 Şubat’ta birlikte Hakk’ın rahmetine kavuşmuş ikiz kardeş, iki yaşında yan yana yatıyor.

Ne ömürler bitti hiç başlamadan, ne ömürler bitti gelinliğe, damatlığa kavuşamadan. Askere gidip de dönemeyenler oldu, yurda gidip evine dönemeyenler oldu, yurttan dönüp evdekilerden hiçbirini göremeyenler oldu. Bu büyük acıda resmi rakamlarla 53 bin 537 kaybımız, 107 bin yaralımız vardı. Kahramanmaraş’ımızda, depremin merkez üssü Kahramanmaraş, 12 bin 622 kayıpla, 9 bin 243 yaralısıyla birlikte büyük bir acıyı yaşadı. Hem Kahramanmaraş’ta hem tüm bölgelerde yitirdiklerimizi Allah’tan rahmetle anıyorum; yakınlarına, bu kahraman şehrin tamamına ve tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Allah bir daha Kahramanmaraş’a, ne milletimize böyle bir acıyı yaşatmasın inşallah.

“Memlekette hal böyleyken artık en kısa sürede iktidar olma sorumluluğumuz vardır”

Sabahleyin şehitlik ziyaretinden sonra Sanayi ve Ticaret Odamızdaydım. Odamızın başkanı, odanın tüm bileşenlerini temsil eden bir heyetle bizi karşıladı. Ayrıca Tabip Odası, Eczacı Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, akademik odalar ev sahipliği yaptılar. Biz orada sağlıktan tarıma, eğitimden ulaşıma Kahramanmaraş’ın hepinizi rahatsız eden; milletvekillerimiz tarafından Meclis’te dile getirilen, örgütümüz tarafından, il başkanımız ve yönetimi tarafından düzenli olarak bize rapor edilen, bölgeye gönderdiğimiz milletvekillerimizin, Parti Meclisi üyelerimizin sürekli bildirdiği bu sorunları gördüğümüzü, göremediklerimizi konuştuk, not ettik ve muhalefet görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Ana muhalefet olarak denetim sorumluluğumuz vardır, eksikleri söyleme, uyarma sorumluluğumuz vardır. Kahramanmaraş’a bakınca, deprem bölgesine bakınca, ülkedeki emeklilerin durumuna bakınca, çalışanların, çiftçinin, gençlerin durumuna bakınca elbette milletin verdiği görevle bir muhalefet sorumluluğumuz vardır. Ama memlekette hal böyleyken artık en kısa sürede iktidar olma sorumluluğumuz vardır. Bunun için sadece sorunları gören, söyleyen değil; bu sorunlara hangi çözümleri ürettiğimizi, iktidara geldiğimizde nasıl yöneteceğimizi, nasıl acıları dindireceğimizi, yaraları nasıl saracağımızı, Kahramanmaraş’ı nasıl yeniden kalkındıracağımızı Cumhurbaşkanlığı aday ofisimizde, politika başkanlarımızla, gölge kabinemizle birlikte anlatıyoruz, çalışıyoruz, devam edeceğiz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Maraş’ta ve artık sorun tespit eden, sesimizi duyuran değil; sizi duyan ve sorunların nasıl çözüleceğini anlatan bir anlayışla, iktidarımızda, 100 yıl önce olduğu gibi işgalden kurtulmuş, yokluktan kurtulmuş, salgın hastalıklarla, açlıkla, yoksullukla baş eden bir ülkeyi nasıl ayağa kaldırdıysak, yine kurucumuzun önderliğinde bu ülkeyi Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında nasıl birlikte ayağa kaldıracağımızı hep birlikte konuşacağız.

“Depreme mazeret üretemeyecek bir süredir iktidarda olan bir yönetim döneminde yakalandık”

Biz bu felakete 6 Şubat 2023 günü sabaha karşı yakalandığımızda nasıl bir Türkiye’deydik? İki aylık bir iktidar mı vardı, ne yapsın daha yeni gelmişler. İki yıllık bir iktidar mı vardı? Tamam, iki yıldır iktidardalar ama depreme hazırlık kolay iş mi? Böyle bir mazereti olan bir iktidar döneminde yakalanmadık bu depreme. Biz bu depreme, 21 yıldır, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bile nasip olmayan bir şekilde, üst üste, tek başına, koalisyon ortağı olmadan, mazeret üretemeyecek bir süredir iktidarda olan bir yönetim döneminde yakalandık. Depreme hazırlanmak için ne lazımsa vardı. Ne vardı biliyor musunuz? En önemlisi toplumsal duyarlılık ve rıza vardı. 1999 depremi olmuş, üç gün geçmiş, herkesin çadırı yok diye Tayyip Bey, Bülent Ecevit’e en ağır sözleri söylemişti. Bir hafta sonra ‘Hala millete bir çorba, bir çeyrek ekmek veriyorsunuz, nerede üç öğün sıcak yemek’ denilen bir süreçte, ‘Biz olsak şöyle yaparız, böyle yaparız’ diyerek rahmetli Ecevit’e ‘Ölünce mi bırakacaksın be adam, yaşlısın, hastasın, bırak ben geleyim’ diyecek kadar saygısız bir dil kullanılırken, kendi partisinin geçmişte siyaset yaptığı partinin kurucusu Erbakan Hoca’ya da ‘Yaş yetmiş, iş yetmiş’ deyip, ‘ona değil bana görev’ dediği bir sürede millet, depremin acısını ve yaralarını sarmak için uygulanan ekonomik programa tepkisiyle geldi, çağırdı, ‘Al, yönet’ dedi. Toplumsal rıza tamdı. Depremle mücadele ve hazırlık için diğer taraftan kanuni hazırlık da tamdı ve bitmişti. Hatırlayın, hala demiyor muyuz, ’99’dan sonraki kanunla yapılan yapılar yıkılmıyor’ diye. Deprem yönetmeliği, depremle ilgili kanunlar, her şey hazırdı.

“41 milyar dolar sadece deprem vergisi toplandı”

Para ve kaynak da hazırdı. O günlerde, iki yıllığına denilerek çıkarılan ve bugüne kadar 26 yıldır süren, bugünkü adıyla ÖTV, o günkü adıyla deprem vergisi vardı. O günden bugüne, önce 21 yıllık iktidarın 3 trilyon dolar vergi topladığını söyleyeyim; bu, Cumhuriyet tarihinde toplanan verginin neredeyse iki katı. Bunun yanında, sadece deprem vergisi olarak 41 milyar dolar, özelleştirmelerden 65 milyar dolar, sekiz kez çıkarılan imar affıyla da 26 milyar dolar toplanmış. Toplam 132 milyar dolar, iktidara geldiğinden bugüne sırf depremde harcansın diye verilmiş. Bu depremde evler yıkıldı, evler yapılıyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ‘bedava verelim ‘dedi, ‘bedava olmaz’ dediler; şimdi ‘ev yaptım’ diye övünüyorlar. Kendileri açıkladı, toplam maliyeti 40 milyar dolar. Deprem için şu ana kadar harcanan para 90 milyar dolar. Devraldığı Türkiye’den bugüne kadar toplanan deprem vergisi, özelleştirme ve imar affı paraları 132 milyar dolar. Para gani ganiydi. Açık söyleyeyim: 6 Şubat gecesi biz bu depreme yakalandığımız sırada, eğer iktidar millete verdiği sözü tutsa, kanunu uygulasa, var olan parayı doğru yere kullansa, bu evleri yine yapardı, yıkıp yeniden yapardı; o gece bir kişi ölmezdi. O yüzden deprem Allah’tandır ama buna karşı hazırlanmak kulun görevidir. Bu memleket vatandaşları bu görevi Erdoğan’a vermiştir ve o gece biz depreme hazırlıksız yakalandıysak, bunu savunacak tek tane de mazeret yoktur. Herkes bunu böyle bilecek; doğrusunu bileceğiz, doğrusunu konuşacağız.”

Özgür Özel: İktidar millete verdiği sözü tutsa o gece bir kişi ölmezdi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

EGEPRESS ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin