TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan idaresinde bir araya gelerek gündemindeki önemli maddeleri görüştü. Oturumun ana gündem maddeleri arasında, en düşük emekli aylığının artırılmasını içeren ve Bazı Kanunlarda ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi yer aldı. Görüşmeler sırasında siyasi parti temsilcileri, hem sınır ötesindeki askeri hareketliliğe hem de ülke içindeki ekonomik düzenlemelere dair görüşlerini paylaştı.
DEM Parti Grup Başkanıvekili Sezai Temelli, Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Temelli, konuşmasında bir fotoğrafa işaret ederek, “Boyut bir fotoğraf gösteriyorum. Bu adam elinde bir kadının saç örgüsünü kullanıyor ve tutarken şunu söylüyor: ‘Ondan geriye sağlam kalan tek şey bu örgüydü’. Kim bu? Bir IŞİD’li, sonra HTŞ’li, şimdi Suriye ordusu çalışıyor” dedi.
Temelli’den Meclis’e Suriye yayını
Temelli, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in “Biz Suriye’de Suriye ordusunun arkasındayız” sözlerine yanıt vererek, “Bunun mu arkasındasın? Cevap verin; bu katillerin, bu soykırımcıların mı arkasındasınız?” tasarruf kullanıldı.
Meclis’in sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Temelli, “Tıpkı Şengal’de Ezidiler soykırıma uğratıldıkları zaman ki gibi sessiz mi kalacaksınız? Afrin’deki katliamdaki gibi sessiz mi kalacaksınız? Bu Meclisin sessiz kalma hakkı yoktur bu soykırım karşısında; bu Meclis ortaklaşmalıdır, Türkiye, kamuoyuna bir açıklama yapılmalı, dünya çapında bir çağrı yapılmalıdır” diye konuştu. Temelli, “Bu canileri durmanın yolunu, coğrafyası siyaset belirlemelidir, bürokratlar değil; bürokrattan olan Bakan ancak bu kadar konuşur işte. O nedenle siyaseti inisiyatif almaya çağırıyoruz. Bu ülke, bu çetelerin yönlendirileceği dizilecek bir ülke değil. Artık, gerçekten, gerçekten, konuşmayı önümüze düşünmenin zamanı geldi” dedi.
“Nusaybin’de demokratik haklarımızı kullanarak bir protesto eylemi gerçekleştirdik”
Nusaybin’de yapılan protestoya da değinen Temelli, “Nusaybin’de bir çağrı yaptık, bir araya geldik, toplandık, halkımızla beraber bir protesto, demokratik haklarımızı kullanarak bir protesto eylemi gerçekleştirdik. Neden? İşte, bu durumda dikkat çekmek için ve o gün orada kolluk gösterileri saldırıyor” dedi.
Nusaybin’de kutlamaların amacının “bu soykırıma, bu çetelere karşı dünyaya bir ses vermek, dünyaya duyarlılığa davet etmek” olduğunu belirten Temelli, Suruç’taki eyleme ilişkin, “Bugün de Suruç’ta toplandık. Sayısız parti orada, kitlelerin orada, sendikalar, Eş Genel Başkanımız orada, orada, halkımız ve Suruç’ta özellikle bulara karşı uyanık eyleme bir saldırı. saldırı” ifadesini kullandı.
Emir: Türkiye Cumhuriyeti’ne düşen, Suriye’nin barış içinde yaşanması bir devlet oluşumuna katkıda bulunmaktır
CHP Grup Başkanıvekili Murat Emir, emeklilere yönelik düzenlemelere ve bayram öncesi verilen ödemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında gündemdeki düzenlemeye işaret eden Emir, “Bakın, sadece, günlük 35 liralık artış, 7’nci maddeden” dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fitre paylaşımına ilişkin açıklamasını hatırlatan Emir, “Diyanetin sağladığı fitre günlük 240 lira, Diyanet diyor ki ‘Fitre 240 lira olması’ gerekiyor. Siz 35 lira veriyorsunuz; bunu kabullenmeyin, buna itiraz edin” ifadesini kullandı.
Emir, bu duruma rağmen yapılan açıklamalara tepki göstererek, “Şimdi dönüyorsunuz ‘Biz emekliyi enflasyona karşı ezdirmedik’ diye sözler söylüyorsunuz; biz de isyan ediyoruz, biz de bunu kabullenemiyoruz ve kabul etmeyeceğiz” diye konuştu.
Suriye’de yaşananları sürekli ve kaygıyla takip ederek devam eden Emir, “Suriye’deki her şeyi takip ediyoruz, kaygıyla takip ediyoruz. Orada Alevilere ayrılmış, Kürtlere ayrılmış, başka gruplara ayrılmış, bizim asla kabullenilemezliğimiz insanlık dışı acıların yaşandığına dair bilgiler geliyor, belgeler geliyor, resimler geliyor, feryatlar geliyor” dedi.
Emir, bu durum karşısında temel sağlık sorunlarının insan hakları çerçevesinin işleyişini vurgulayarak, “Bir defa, bunu düzenli olarak söylemek gerekir: Orada Kürtlerin, Alevilerin veya diğer bölümlerde sadece insan olmalarından kaynaklandığı için bütün insan haklarının korunması onu birimize düşen bir yardımdır” kullandı.
Suriye’de yaşayan gruplarla Türkiye arasındaki bağlara da dikkat eden Emir, “Onlar aynı zamanda bizim kardeşlerimiz ve akrabalarımızdır. Dolayısıyla bize daha çok görev düşüyor” diye konuştu. Türkiye Cumhuriyeti’nin sorumluluğuna işaret eden Emir, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye Cumhuriyeti’ne düşen, bir ve bütün Suriye’nin anayasal bir çatı altında, demokratik bir siyasi zeminde, herkesin korunduğu, barış içinde yaşayabileceği bir devletin oluşmasına katkı vermektir. Bu nedenle de sorumlu ve kalıcı davranmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti böylesine insanlık dışı saldırıların yapılmasına olacak kudrettedir, o kapasitededir, o kapasitei ve kararlılığı da göstermelidir.”
Zengin: Emeklimiz başımızın tacı, onların refahını artırmak için çaba sarf ediyoruz
AK Parti Grup Başkanıvekili Özlem Zengin, ülkeyi yönetirken kararların bir muhakeme ve hesap içinden alındığını yazan Zengin, “Biz ülkeyi yönetiyoruz, bir muhakeme, bir hesap içerisinde bunu yapıyoruz. Bizim için de kolay olur yani efendim, kafamızdan, gönlümizden bu çünkü bu maaşları bir defa kaybediyoruz. Bir sistem içerisinde bir kesinti yaptığınızda bu yıllara sarih olarak devam ediyor” kullandı.
Emeklilik sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Zengin, “Bir emeklilik sistemimiz var. Şimdi, bir defa çok dağınık bir emeklilik modeli vardı, biz hepsi bir çatı altında toplandık” diye konuştu. Mevcut sistemde bazı sorunlar mevcut olanla gelen Zengin, “Şu anda geldiğimiz noktada daha fazla prim ödeyenler için bir haksızlık var” dedi.
Emeklilerin refahına yönelik çabalara dikkat eden Zengin, “Emeklimiz başımızın tacı, biz bütün gücümüzle yerine getirmek için, onların refahını artırmak için çaba harcıyoruz” dedi. Bu finansman konut politikalarına değinen Zengin, “Bunu yaparken de daha fazla konut yaparak, kira için de konut yaparak, kiralık konutları çoğaltarak çoğaltarak yeni modeller geliştiriyoruz” ifadesini kullandı.