1. Haberler
  2. Güncel
  3. Ordu Çevre Derneği, betonlaşmaya karşı 8. yürüyüşünü yaptı

Ordu Çevre Derneği, betonlaşmaya karşı 8. yürüyüşünü yaptı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Ümit Bakan

Ordu Çevre Derneği çağrısıyla Durugöl Platformu bileşenleri 19 Eylül Ortaokulu önünde toplanarak sessiz olarak Tahıl Pazarı Meydanı yanında Süleyman Felek Caddesi’ne gelerek basın açıklaması yapıldı. Yürüyüşe CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel de katılarak destek verdi.

Basın açıklamasını Ordu Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Serdar Görnaz yaptı. Yapılan açıklamada şunlar söylendi:

“Melet Havzası Beton Değil, Yaşamdır!

Melet Havzası’nın imara açılmaması için yürüttüğümüz mücadele, sekizinci yürüyüşle kararlılıkla sürmektedir. Melet Havzası yalnızca bir arazi değildir. Bütün canlıların yaşam alanıdır; insanlar için nefes alınacak bir yeşil alan, mesire ve dinlenme yeridir. Bizler bu alan betonlaşmasın, yaşasın diye mücadele ediyoruz.

Bu kapsamda, 18 bini aşkın imzayı Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ettik. Ardından, halk adına görev yapan ve halka açık olması gereken Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nı, sivil toplum örgütleri, çevre bileşenleri ve siyasi parti temsilcileri olarak dinleyici sıfatıyla izlemek istedik. Ancak Ordu Büyükşehir Belediyesi yönetimi, ORÇEV ve bileşenlerinden oluşan çevre temsilcilerini meclise almadı.

Halka açık denilen meclise, halk sokulmadı.

Meclise çıkan merdivenler ve asansör önü, zabıta ve başkanın korumaları tarafından tutuldu. Girişler keyfi biçimde engellendi; çevre savunucularına yönelik tutumlar taciz boyutuna ulaştı. Bu yaklaşım, ne hukuka ne de demokratik belediyecilik anlayışına sığar.

Doğayı savunanlar kendi çıkarları adına değil, kamusal yarar adına konuşur. Onları susturmak, halkın geleceğini susturmaktır. Bir kentte doğayı savunanlar susturuluyorsa, orada demokrasi yoktur. Orada ancak sandıkla süslenmiş, katılımı değil itaati esas alan bir yönetim anlayışı vardır. Demokrasi; alkışlayanı içeri alıp itiraz edeni kapıda bırakan bir düzen değildir. Tam tersine, en çok itiraz edene kapıyı açmak zorundadır.

Melet Havzası için konuşanlar susturuluyorsa;

orada meclis vardır, ama halk yoktur;

oy vardır, ama söz yoktur;

yetki vardır, ama meşruiyet yoktur.

Asıl mesele şudur:

Yerel yönetim; doğasını savunan yurttaşından korkuyorsa, korkulan çevreciler değil, gerçeğin kendisidir.

Tarih bunu defalarca göstermiştir:

Doğa susturulamaz.

Susan, yalnızca yöneticilerin vicdanıdır.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, ‘Çevrecilerin meclise girmek istediğinden haberim yoktu’ demektedir. Bu doğru değildir. Meclise çevrecilerin alınmaması, belediye başkanının bilgisi ve iradesi dışında gerçekleşemez. Bu sorumluluktan kaçmak, gerçeği değiştirmez.

Başkan Güler’in ‘meclisi protesto etmek için geldiler’ söylemi de bütünüyle yanlıştır. Bizler meclisi protesto etmeye değil, meclis toplantısını izlemeye geldik. Sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri olarak, en doğal ve meşru hakkımızı kullanmak istedik. Buna rağmen provokatör ilan edildik.

Başkan Güler ayrıca, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin projelerinin mahkeme kararıyla durdurulduğunu dile getirirken, bunu bir suçlama gibi sunmaktadır. Oysa dava açmak anayasal bir haktır. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı veriyorsa, bu projelerin hukuka aykırı olduğunun açık göstergesidir. Bu söylemle aslında ‘yasal haklarınızı kullanmayın’ denilmektedir.

Buradan soruyoruz:

Mahkeme kararları uygulanıyor mu?

Hayır.

Mahkeme kararlarını uygulamamak anayasal bir suçtur.

Bizler ise anayasal, meşru ve demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz.

Meclise katılma talebimizin, muhalif meclis üyeleri tarafından biliniyor olmasına rağmen; hiçbirinin tek bir söz söylememesi, suskun kalması ve görmezden gelmesi anlaşılabilir değildir. Belgeler ve bilgilerin meclis başkan vekiline sunulmasına rağmen, Melet Havzası gündemine dair tek bir cümle kurulmamıştır.

Buradan soruyoruz:

Meclis üyeleri kimin adına, kimler için o sıralarda oturmaktadır?

Bugün gelinen noktada tablo nettir:

Halkın meclisine halk alınmamıştır.

Çevre mücadelesi yürüten yurttaşlar, kendi kentlerinin geleceğine dair söz söylemekten yasadışı yollarla alıkonulmuştur.

Biz buradayız!

Melet Havzası’nı savunmaya devam edeceğiz.

Bu kentin suyunu, toprağını, havasını korumak suç değil, görevdir.

Demokrasi yalnızca seçimden seçime hatırlanacak bir kavram değildir.

Melet Havzası beton değil, yaşamdır.

Bu mücadele susmayacak, geri çekilmeyecektir.”

Ordu Çevre Derneği, betonlaşmaya karşı 8. yürüyüşünü yaptı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

EGEPRESS ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin