Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı’nda (COP30) düzenlenen bir etkinlikte, ekokırımın uluslararası ceza hukukunda suç olarak tanınması için çağrı yapıldı. Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenen zirvede, Ekokırımı Durdurun Vakfı tarafından organize edilen basın toplantısında, özellikle çatışma bölgelerinde yaşanan çevresel tahribatın örnekleri sunuldu. Bu bağlamda, Ukrayna ve Filistin’deki çevre zararlarına dikkat çekildi.
ULUSLARARASI DÜZEYDE HESAP VERİLEBİLİRLİK TALEBİ
Ekokırımı Durdurun Vakfı’nın kurucu ortağı Jojo Mehta, çatışma bölgelerinde çevreye verilen zararın en kalıcı etkileri bıraktığını belirterek, “Kirlenme sınır tanımıyor ve tarım arazileri onlarca yıl hatta nesiller boyunca kullanılamaz hale gelebiliyor” dedi. Mehta, ekokırım faaliyetlerinin uluslararası düzeyde suç olarak kabul edilmesinin hesap verilebilirliği artıracağını vurguladı.
Mehta, 2021 yılında bağımsız uzmanlar panelinin ekokırımı, “çevreye ciddi ve yaygın ya da uzun vadeli zarar verme ihtimali yüksek olduğunu bilerek işlenen yasa dışı veya pervasız eylemler” olarak tanımladığını hatırlattı. Bu tanımın, İtalya’dan Meksika’ya, Brezilya’ya kadar 20’den fazla ülkede yasal düzenleme çalışmalarını tetiklediği ifade edildi.
MAHKEME KARARLARI VE ÖNCÜ ÜLKELER
Mehta, Temmuz ayında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ile Amerika İnsan Hakları Mahkemesi’nin, iklim krizinde devletlerin yükümlülükleri konusunda görüş bildirdiğini kaydetti. Mahkemelerin, “devletlerin kitlesel çevre zararlarını önleme sorumluluğu bulunduğunu çok net bir şekilde ortaya koydukları” ifadesini kullandı. Mehta, Belçika’nın bu alanda öncü ülke olduğunu ve Avrupa Birliği’nin de yasal düzenleme çalışmaları yürüttüğünü sözlerine ekledi.