Manisa’da Cumhuriyet Mahallesi şirketlerin yağma tehdidi altında
Manisa’nın en büyük sorunlarından biri olan imar sorunu, büyük inşaat şirketlerinin yürüttüğü yoğun çaba ile vatandaşlar mağdur edilerek şirketlere milyarlarca TL kâra dönüşmek üzere.
Manisa’nın sanayi bölgesi olarak belirlenmesi üzerine kent merkezi özellikle son 30 yılda yoğun göç aldı. Mevcut haliyle bu yoğun nüfusu kaldıramayan kent merkezinde tarım alanları imar planlarıyla hızla yapılaşmaya açılarak, kentin verimli alanlarında siteler ve villalar yükseldi. Manisalı zenginler lüks villalara ve sitelere taşınırken, özellikle kent merkezi, fabrikalarda çalışmak için gelen yoksullara bırakıldı. Plansız kent merkezinde insanlar, büyük bir trafik sorunu, yüksek kira ve kentin gürültüsüyle baş başa kaldı. Bu yapılaşmaya açılan alanlar, insanların yavaş yavaş tarlaları hisseli tapuyla barınma alanlarına çevirdiği mahalleler değil, yapılaşmanın olmadığı tamamıyla üzüm bağları ve tarlaların bulunduğu verimli tarım alanlarıydı.
Çevredeki tarım alanları parası olan orta sınıf ve üstü insanlar için yapılaşmaya açılırken elli ve altmış yıl önce kurulan işçi mahalleleri doğal olarak kent merkezinde kaldı ve epeyce de değerlendi. Değerlenen bu mahaller birçok şirketin ve siyasinin de iştahını kabartmaya başladı. Tarım arazisi olsa bir anda kamulaştırma ve imar ile halledecekler ama bu mahallelerde iki ve üç katlı evlerde binlerce insan yaşamaktaydı. Bu mahallelere bitişik düzen imar planı uygulansa bir anda orada konut sahibi olan insanlar dört veya beş ev sahibi olacak ve ekonomik olarak rahatlayacaklardı. Bu rantı konut sahiplerine değil, şirketlere ve dolayısıyla onların aracılığıyla da siyasilere aktarmak gerekiyordu. Tam 30 yıldır şirketlerin yoğun girişimiyle site tipi bina önerisi belediyeler aracılığıyla vatandaşlara dayatılmaktaydı. Site tipi bina, yüksek katlı ve çok dairleri konut haliydi ve vatandaşları sitenin belli bir kısmına yerleştirirken kalan onlarca konutu ise ranta çevirmelerine olanak sağlıyordu. Mahallelerde yaşayanların kısmi direnişiyle bugüne kadar bu mümkün olmadı. MHP’li ve AK Partili belediye başkanları, bu ısrarının sonucunu bu mahallelerde yaşayanların yoğun bir şekilde CHP’ye oy vermeleri nedeniyle seçimleri kaybetti.
Gel gör ki, daha önce MHP ve AK Parti etrafında çöreklenen bu şirketler şimdi de CHP’li belediye başkanlarının etrafını sardı ve MHP, AK Parti döneminde hayata geçiremedikleri mahallelere çökme işini halletmek üzereler.
Konuya şöyle bir parantez açmakta fayda var: İmar planı için 3 olasılık var. İlki site tipi imar, bu vatandaşın konutunun sadece arsa olarak değerlendirildiği iki veya üç katlı evinin olmasının bir önemi olmayan plan. Bu planda konut sahibinin itiraz etmesinin de önemi olmuyor. Karar çoğunluk tarafından alınıyor. Diğer bir plan olan bitişik düzen planı, vatandaşın müteahhit ile birebir muhatap olduğu ve konutundan en fazla kazancı elde ettiği bir plan. Bu mahallelere gelene dek Manisa’nın birçok semtinde bu yöntem uygulanıyordu. Bir diğer plan ise, imara açılacak mahalle yeşil alan vs. için uygun alan yoksa ve bu gerekliyse, bunun belediye eliyle uygun bir projeyle yapılması. Bu seçenekler içinde vatandaşı en çok zarar uğratacak ve şirketlere miyarlarca TL rant sağlayacak plan, site tipi plandır.
Bugünlerde genelde Doğu ve Güneydoğu’dan 50-60 yıl önce göç edenlerin kurduğu Manisa’daki Cumhuriyet Mahallesi, şirketlerin yoğun kıskacı altında, AK Parti ve MHP ile sonuca ulaşamayan şirketler CHP’li belediye başkanlarını kuşatarak ve onları ikna ederek istediklerini almak üzereler. İşin ilginci bu mahalleye çökmek isteyen müteahhitlerin de, yine bu mahallelerden çıkmış Doğu ve Güneydoğu’dan göç etmiş insanların olması. Mevcut belediyeler de bu insanların bu kimliklerinden dolayı önerdiklerini mahallelinin talebi sayması. Oysa bu insanlar geçmişte AKP ve MHP ile işlerini yürütmek isteyen, CHP belediyeleri kazandıktan sonra onlara yanaşan ve paradan başka değeri olmayan insanlar.
Cumhuriyet Mahallesi’nden son birkaç aydır konut sahibi vatandaşlar, şirketler tarafından aranmakta ve belediye onayının alındığının, site tipi binaya razı edilemeye çalışılmakta. Oy verdikleri belediyelerin, daha önce mahallelerine çökmek isteyenlerin planına ortak olduğunu gören yurttaşlar büyük bir hayal kırıklığı yaşamakta. Sadece hayal kırıklığı da değil, bu mahallede bulunan konutların büyük çoğunluğunda belediye ipoteki veya 50-60 yıl önce tarladan hisseli hale getirildiği için başkasının da hissesi görünmekte. Basit bir hesapla 2 katlı evi olan bir vatandaşa site tipi planla bir veya bir buçuk konut öneriliyor, buna sahip olmak için de birkaç milyon TL’yi bulan olan ipotekleri kaldırmak zorunda bırakılıyor ve elde avuçta pek bir şey kalmıyor. Oysa bitişik düzende alacak üç veya dört dairenin birinin satarak en az iki veya üç konut sahibi olabiliyordu
Cumhuriyet Mahallesi şimdilik pilot bölge, burada başarılı olunursa benzer bütün mahallelerde bu yağma devam edecek.