Halkların Köprüsü Derneği: Hakikat, Dayanışma, Mücadele

EGE PRESS 19 Nisan 2026
İzmir’de “Başka bir birlikte yaşama mümkündür” şiarıyla çalışmalarını sürdüren Halkların Köprüsü Derneği, farklılıkların barış içinde bir arada yaşamasına katkı sunmayı hedefliyor. Dernek, dayanışmayı “ezilenlerin nezaketi” olarak tanımlıyor.

İzmir’de “Başka bir birlikte yaşama mümkündür” şiarıyla çalışmalarını sürdüren Halkların Köprüsü Derneği, farklılıkların barış içinde bir arada yaşamasına katkı sunmaya ve bu yönde çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Dayanışmayı “ezilenlerin nezaketi” olarak gören dernek, kendisini şöyle tanımlıyor:

HALKLARIN KÖPRÜSÜ DERNEĞİ: HAKİKAT, DAYANIŞMA, MÜCADELE

Derneğin tanıtım metninde, “Başka bir birlikte yaşama mümkündür” ifadesine yer veriliyor.

BİZ KİMİZ?

Halkların Köprüsü Derneği, halklar arasında eşitlik, adalet ve özgürlük temelinde kamusal dostluk ve dayanışma kurmak için bir araya gelmiş bir topluluk olarak tanımlanıyor. Kendilerini klasik bir sivil toplum örgütü olarak değil, bir dayanışma ağı olarak tanımlayan dernek, yaşam ile siyaseti birbirinden ayırmadıklarını ve yaşamdan yana taraf olduklarını belirtiyor. Gönüllülükle, karşılıksız ve kolektif emekle; bu toplumda büyütülen nefretin, korkunun ve yalnızlığın karşısında durduklarını ifade eden dernek, ötekine karşı değil, birlikte yaşanan bir siyaset kurmaya çalıştıklarını kaydediyor.

NE YAPIYORUZ?

İzmir’in kitlesel göçün merkezlerinden biri haline gelmesiyle birlikte mültecilerle çalışmaya başladıklarını belirten dernek, o günden beri karşılaştıkları hiçbir mülteciye sırtlarını dönmediklerini ifade ediyor. Dayanışmayı yardımseverlik olarak görmediklerini, yardımın geçici olduğunu ve bağımlılık ürettiğini belirten dernek, dayanışmayı hak temelli bir mücadele olarak tanımlıyor. Bu nedenle sahada sağlık hizmetleri ve taramalar yaptıklarını, temel ihtiyaçlara erişim sağladıklarını, tercümanlık ve destek örgütlediklerini, kamu kurumlarını sorumluluk almaya zorladıklarını kaydeden dernek, mültecilerle birlikte, onların özne olduğu bir mücadele kurmaya çalıştıklarını belirtiyor.

Derneğin hiçbir devlet ya da uluslararası fondan maddi destek almadığı, bağımsızlığını gönüllü emek ve küçük bağışlarla koruduğu ifade ediliyor.

NASIL ÇALIŞIYORUZ?

Yüzlerce gönüllü ile çalıştıklarını belirten dernek, sağlıkçılar, öğretmenler, sanatçılar, işçiler, öğrenciler ve mültecilerden oluşan bir yapıya sahip olduklarını kaydediyor. Kararlarını herkese açık toplantılarda aldıklarını, üye olsun olmasın herkesin söz ve oy hakkının eşit olduğunu belirten dernek, dayanışmayı birlikte üretmek ve birlikte karar almak olarak tanımlıyor.

NEDEN KÜLTÜR, SÖZ VE MÜCADELE?

Derneğe göre mesele sadece anlatmak değil, hakikati görünür kılmaktır. Kültür-sanatı bir etkinlik olarak değil, mücadelenin bir parçası olarak gördüklerini belirten dernek, İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali’nin yerinden edilenlerin hikâyelerini görünür kıldığını, tanıklık ürettiğini ve suskunluğu bozduğunu ifade ediyor. Güzel Çarşamba Söyleşileri’nin, hakikatin bastırıldığı bir yerde onu açığa çıkarmak için kurulan politik bir söz alanı olduğunu, burada meselenin yalnızca konuşmak değil, konuşulamayanı konuşturmak olduğunu belirten dernek, unutturulana karşı karşıt hafıza kurmayı amaçlıyor. Halkların Korosu ise farklı dillerin, sürgünlerin ve kırılmış hikâyelerin seslerini bir araya getirerek müziği bir karşılaşma ve dayanışma alanına dönüştürüyor. Derneğe göre hakikat bastırıldığında söz mücadeleye dönüşür, hikâyeler değişmeden dünya değişmez.

NEYE İNANIYORUZ?

Dernek, yardımseverliğe değil dayanışmaya, hayırseverliğe değil eşitliğe inandığını belirtiyor. Dayanışmayı insanlığın en eski ve en değerli kurumu olarak gören dernek, bunu “ezilenlerin nezaketi” olarak tanımlıyor.

İLETİŞİM

Adres: 1439 Sokak No:9 Daire:2, Alsancak / Konak - İzmir

Web siteleri: halklarinkoprusu.org ve halklarinkoprusudernegi.org