CHP’li Başevirgen tarımsal girdi maliyetlerindeki yüzde 32’lik artışa dikkat çekti

EGE PRESS 24 Nisan 2026
Başevirgen, “İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda. Çiftçiyi üretime teşvik etmek, gerekli destekleri sağlamak zorunda. Aksi takdirde ete hasret vatandaşımız, taneyle aldığı sebzeye, meyveye de ulaşamayacak” dedi.

Ahmet ÜNSAL/Manisa

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TÜİK verilerine göre yüzde 32’ye varan tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çekti. Henüz ABD-İsrail-İran savaşının etkilerinden kaynaklanan mazot artışının istatistiklere yansımadığını da hatırlatan Başevirgen, “TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında arttı. Mazottaki fiyat artışının da girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Türkiye’de çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. İktidar ise çiftçinin hakkını çiftçiye vermemekte ısrar ediyor. Tekrar tekrar uyarıyoruz. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda. Çiftçiyi üretime teşvik etmek, gerekli destekleri sağlamak zorunda. Aksi takdirde ete hasret vatandaşımız, taneyle aldığı sebzeye, meyveye de ulaşamayacak” dedi.

CHP Manisa Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TÜİK’in Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi raporuna dikkat çekti. TÜİK’in raporuna göre bile üstelik savaşın mazot üzerindeki etkilerinin henüz istatistiklere yansımamasına rağmen girdi maliyetlerindeki artışın korkutucu seviyelere geldiğini ifade eden Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

“ÇİFTÇİLERİMİZİN GİRDİ MALİYETLERİ REELDE İSE EN AZ YÜZDE 50-60 ORANINDA ARTTI”

TÜİK’in tarımsal girdi maliyeti raporuna dikkat çeken Başevirgen, “TÜİK’in 20 Nisan tarihli raporuna göre Şubat ayında tarımsal girdi fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,55 arttı, aylık ise yüzde 3,10 oranında artış yaşandı. TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında arttı. İktidar ise girdi maliyetleri altında ezilmelerine rağmen, fedakarlıklar içinde üretmeye devam eden çiftçilerimizi duymuyor, görmüyor, hiçbir destekte bulunmuyor” dedi.

“İKTİDAR DERHAL ÇİFTÇİNİN HAKKI OLAN DESTEĞİ, ÇİFTÇİYE VERMELİDİR”

Çiftçiye en çok maliyet yükü oluşturan kalemleri sıralayan Başevirgen, “Üreticilerimize en çok mali yük oluşturan kalemler ise geçen yıla göre yüzde 41,37 oranında artan veterinerlik harcamaları, yüzde 37,70 artışla yem, yüzde 36,89 artışla gübre ve yüzde 34,58 artışla tohumda yaşandı. Yani üreticimizin besicilik yapmak ya da mahsul almak için kullanması gereken tüm kalemlerde ki bu yüksek artış artık iktidar tarafından göz ardı edilemez. TÜİK’e göre bile yüzde 32’ye dayanan yıllık girdi maliyetleri, çiftçinin tarlasında daha fazla hissedilirken iktidar derhal çiftçinin hakkı olan desteği, çiftçiye vermelidir” diye konuştu.

“GIDA BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

Bu yüksek artışa henüz savaştan dolayı mazot fiyatlarındaki artışın istatistiklere yansımadığını da hatırlatan Başevirgen, “Üstelik bu yüzde 32’ye varan artışta henüz ABD-İsrail-İran savaşının etkilerinden kaynaklanan mazot artışının yansımaları yer almıyor. Mazottaki fiyat artışının da girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Gıda artık tüm ülkeler için bir milli güvenlik meselesidir. Üretmeyen, gıdada dışa bağımlı olan ülkeler fakirleşmeye mahkumdur. İktidar ise göz göre göre bu bağımlığa yol açıyor” ifadelerini kullandı.

“GİRDİ MALİYETLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN KREDİ ÇEKEN ÇİFTÇİ, BORCUNU KAPATAMIYOR VE YENİDEN BORÇLANMAK ZORUNDA KALIYOR”

Çiftçinin borçlu ve her geçen gün üretimden uzaklaştığını da sözlerine ekleyen Başevirgen, “Çiftçilerimizin banka ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar liralık borcu giderek büyüyor. Girdi maliyetlerini karşılamak için kredi çeken çiftçi, hasat sonrası borcunu kapatamıyor ve yeniden borçlanmak zorunda kalıyor. Bu kısır döngü, birçok üreticiyi tarımdan kopardı, koparmaya da devam ediyor. Bunun yanında özellikle genç nüfus tarımdan uzaklaşıyor. Kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç ediyor” açıklamasını yaptı.

“İKTİDAR ÇİFTÇİYİ ÜRETİME TEŞVİK ETMEK, GEREKLİ DESTEKLERİ SAĞLAMAK ZORUNDA”

İktidara üreticiye destek verilmesi için çağrıda da bulunan Başevirgen, “Tüm bu sorunlar birleştiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye’de çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. İktidar ise çiftçinin hakkını çiftçiye vermemekte ısrar ediyor. Tekrar tekrar uyarıyoruz. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda. Çiftçiyi üretime teşvik etmek, gerekli destekleri sağlamak zorunda. Aksi takdirde ete hasret vatandaşımız, taneyle aldığı sebzeye, meyveye de ulaşamayacak” dedi.