Aydın Çubukçu: Deniz Gezmiş Kürt meselesinde alışılmış devrimci kalıplardan koptu

EGE PRESS 7 Mayıs 2026
Deniz Gezmiş’in yakın arkadaşı Aydın Çubukçu, Gezmiş’in yaşamının son döneminde Kürt meselesine yaklaşımında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirtti. Çubukçu, Gezmiş’in idam sehpasındaki ifadelerinin ani refleksler değil; antiemperyalizm ve işçi sınıfı üzerine düşünülmüş bir politik hattın ürünü olduğunu kaydetti.

Deniz Gezmiş’in yakın arkadaşlarından Aydın Çubukçu, Gezmiş’in yaşamının son döneminde Kürt meselesine yaklaşımında yaşadığı değişimin Türkiye sol tarihi açısından bir kopuş noktası teşkil ettiğini ifade etti.

Aydın Çubukçu, İlke TV’de yayımlanan “Öne Çıkanlar” programında Ahmet Ayva’nın sorularını yanıtlayarak; 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın siyasi düşünce dünyasına dair açıklamalarda bulundu. Çubukçu, o dönemdeki öğrenci hareketinde Dev-Genç ile Kürt devrimciler arasındaki mesafeye işaret etti. Dev-Genç’in Kürtleri benimsemeyen bir yapı olduğunu, Kürt arkadaşların da Kemalizm sebebiyle bu yapıya uzak durduğunu belirtti. Kürtlerin o dönemde Devrimci Doğu Kültür Ocakları bünyesinde örgütlendiğini aktaran Çubukçu, bu çevrelerin Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) Doğu Mitingleri vesilesiyle sempati duyduğunu, partinin programına Kürt sorununu yansıtması nedeniyle de kapatıldığını ifade etti.

İDAM SEHPASINDA NE SÖYLEYECEKLERİNİ ÖNCEDEN TARTIŞTILAR

Deniz Gezmiş’in diğer sosyalistlerden farklı olarak Kürt devrimcilerle yakın arkadaşlıklar kurduğunu belirten Çubukçu, Gezmiş'in Ankara ve İstanbul'daki çeşitli fakültelerde bulunan Kürt öğrenci çevreleriyle samimi ilişkiler geliştirdiğini vurguladı. Çubukçu, Gezmiş’in bu yakınlıktan övünç duyduğunu ve diğer arkadaşlarını bu konuda eleştirdiğini dile getirdi.

Silahlı mücadele kararı sonrası Gezmiş'in Dersim, Malatya, Adıyaman ve Bitlis'te köy gezileri yaptığını anlatan Çubukçu, halkın durumunu yerinde incelediğini söyledi. Gezmiş’in buralarda derin yoksullukla ve sadece Kürtçe konuşulan bir gerçeklikle karşılaştığını aktaran Çubukçu, bu deneyimlerin Gezmiş'in bakış açısını alışılmış Türkiye'li devrimci kalıpların dışına taşıdığını kaydetti.

Aydın Çubukçu, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam öncesinde yapacakları son konuşmaları kendi aralarında tartıştıklarını belirtti. Özellikle Hüseyin İnan’ın Kürt meselesi üzerine yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Çubukçu, idam sehpasındaki sözlerin baştan sona Kürt meselesi, antiemperyalizm ve işçi sınıfı üzerine kurulu bir görev dağılımı içerdiğini vurguladı. Çubukçu, Gezmiş'in yaşamının son döneminde Marksizm-Leninizm ve Kürt meselesine dair bütüncül bir yeni çizgi oluşturduğunu ve bunun arkadaşları tarafından bir miras olarak benimsendiğini belirtti.