Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararının yürütmesi durduruldu

EGE PRESS 7 Mayıs 2026
Danıştay, Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresinde bulunan 679 parselin acele kamulaştırılmasına yönelik işlemin yürütmesini durdurdu. Kararda, acele kamulaştırma uygulanmasını gerektirecek olağanüstü bir durumun bulunmadığı ve işlemin hukuka uygun olmadığı belirtildi.

Danıştay 6. Dairesi, Muğla’nın Milas ilçesinde yer alan Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

Milas'ta kömür madeni sahalarının genişletilmesi amacıyla Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı bölge halkının tepkisine neden olmuştu. Söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 96 yurttaş tarafından dava açılmıştı.

HUKUKA UYGUNLUK VE ZARAR DEĞERLENDİRMESİ

Dava kapsamında mahkemenin bilirkişi incelemesi doğrultusunda 30 Mart'ta acele kamulaştırma kararı verilen parsellerde keşif çalışmaları başlatılmıştı. Danıştay 6. Dairesi, yaptığı inceleme neticesinde acele kamulaştırma yönteminin uygulanmasını gerektirecek olağanüstü bir durumun idare tarafından ortaya konulamadığına hükmetti. Mahkeme, Cumhurbaşkanlığı kararının bu haliyle hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı. Ayrıca kararın uygulanması durumunda giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğabileceği değerlendirilerek yürütmenin durdurulmasına karar verildi.

Kararın açıklanmasının ardından İkizköylüler, traktörlerle nöbet alanına gitti. Bölge sakinleri, burada "Esra’ya özgürlük" sloganları atarak kararı karşıladı.

Karara ilişkin açıklama yapan Avukat Arif Ali Cangı, şu ifadeleri kullandı:

"Danıştay, Milas acele kamulaştırmalarının yürütmesini durdurdu, şimdi sıra Anayasa Mahkemesi'nde. Acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştıran ve kamu yararı ilkesini ortadan kaldıran düzenlemeleri içeren 7554 saylı kanunun iptal için Anayasa Mahkemesi'nde açılan dosya, bu hukuksuzluk sürecinin sonlanması için son derece önemlidir. 7554 sayılı kanun ile getirilen düzenlemeler çevre hakkını, mülkiyet hakkını ve yargı denetimi etkisizleştiren bir nitelik taşımakta, idareyi şirketlerin taşeronu haline getirerek olağanüstü yetkiler tanırken yurttaşların hak arama yollarını daraltmaktadır. Akbelen’de yaşananlar bu düzenlemenin nasıl bir hak ihlali rejimine kapı araladığını somut biçimde göstermiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nin açıkça anayasaya aykırı olan 7554 sayılı kanunu iptal etmeye, hukuk devleti ilkesini sağlıklı çevrede yaşama hakkını ve mülkiyet hakkını koruyacak doğanın ve yurttaşın hukuksal güvenini sağlayacak bir karar vermeye çağırıyoruz."

Avukat Arif Ali Cangı, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararının ardından sürecin Anayasa Mahkemesi'ne taşındığını belirtti. Cangı, 7554 sayılı kanun ile getirilen düzenlemelerin çevre ve mülkiyet haklarını kısıtladığını, yargı denetimini etkisiz kıldığını vurguladı. Mevcut düzenlemenin idareye olağanüstü yetkiler tanırken vatandaşın hak arama yollarını daralttığını ifade eden Cangı, anayasaya aykırı olduğu savunulan bu kanunun iptal edilmesi gerektiğini kaydetti. Cangı, Akbelen’deki durumun hak ihlallerine örnek teşkil ettiğini belirterek, doğanın ve yurttaşın hukuksal güvenliğinin korunması çağrısında bulundu.